Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/12631 E. 2013/17224 K. 26.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12631
KARAR NO : 2013/17224
KARAR TARİHİ : 26.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverenlere ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava; davacının davalı işveren nezdinde 16.01.2006 ile 31.01.2010 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davacının 16.01.2006 – 31.01.2010 tarihleri arasında davalı işverern nezdinde hizmet akdi ile çalıştığı, bu hizmetlerin 65 gününün davalı kuruma bildirilmediğinin, bildirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; … Genel Müdürlüğü tarafından güvenlik işinin ihaleyle çeşitli güvenlik şirketlerine verildiği, … Özel güvenlik ve Özel Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. Tarafından bir kısım dönemler için güvenlik işinin alındığı, davacının 16.06.2006-30.04.2006 tarihleri arasında … Güvenlik Ltd. Şti’nden hizmet bildiriminde bulunulduğu, 16.05.2006-15.01.2007 tarihleri arasında davalı işverenlerden … Güvenlik Ltd. Şti. Tarafından hizmet bildiriminde bulunulduğu, 16.01.2007-31.01.2008 tarihleri arasında … Güvenlik Ltd. Şti tarafından hizmet bildiriminde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davalılardan … Özel güvenlik ve Özel Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti. unvanlı şirketin …’den güvenlik işini almakla, …’nin asıl işveren konumunda olduğu anlaşılmaktadır. 506 sayılı Kanunun 87. maddesinde “Sigortalılar üçüncü bir kişinin aracılığı ile işe girmiş ve bununla sözleşme yapmış olsalar bile, bu kanunun işverene yüklediği ödevlerden dolayı, aracı olan üçüncü kişi ile birlikte asıl iş veren de sorumludur.” hükmü yer almaktadır. Asıl işveren bu madde hükmüne göre sigortalının primlerinden sorumlu ise de ödeyeceği miktar için davacının yanında çalıştığı işverene rücu edebilecek durumdadır. Bu nedenle asıl işverene husumet yöneltilmesi doğru değildir.

6100 sayılı HMK’nın 297/son maddesindeki: “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” hükmü uyarınca hüküm fıkrasının infaza elverişli ve açık olması gerekmektedir.
Somut olayda ise; mahkemece hüküm fıkrasında davacının 16.01.2006-31.01.2010 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde hizmet akdi ile çalıştığı, bu hizmetlerin 65 gününün davalı kuruma bildirilmediğinin tespitine şeklinde yazılmasının, davacının tespite konu çalışmasının hangi işveren nezdinde geçtiği belirlenemeyeceğinden karar infaza elverişli değildir. Ayrıca asıl işveren …’ya husumet düşmeyeceğinden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının temyiz edenlerden … Genel Müdürlüğü ile … Özel Güvenlik ve Özel Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.’ye iadesine, 26.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.