YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19557
KARAR NO : 2013/5534
KARAR TARİHİ : 25.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 23.01.2009 tarihinde geçirdiği trafik iş kazasında yaralanan sigortalının maddi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, SGK Başkanlığınca iş kazası olarak kabul edilen zararlandırıcı olaya dair düzenlenen ve hükme esas alınan 27.06.2011 tarihli kusur raporu haricinde tarafların kusur dağılımına dair başka rapor bulunmadığı, kazanın oluşuna dair doğrudan görgüsü bulunan kimsenin olmadığı, dava dilekçesinde olaya dair yapılan açıklama da “kazanın davacının önüne çıkan bir araca çarpmamak için yapılan manevra soruçunda oluştuğunun” belirtildiği, bu açıklamaya rağmen hükme esas alınan kusur raporunda davacının bu anlatımının hiç değerlenderilmediği, 27.06.2011 tarihli raporda davalı … Hiz.Ltd.Şti’nin meydana gelen kazadaki kusurları olarak;Kazalıya kurye olarak uyması gereken sağlık ve güvenlik kurallarının tebliğ edilmemesi ve bu kurallara uyulup uyulmadığının uzaktan kontrol sistemleri ile sağlanmaması hususlarının açıklandığı anlaşılmıştır.
İş kazalarından kaynaklanan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle yapılan işin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken tedbirlerin neler olduğu İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerinin göz önünde tutulmak suretiyle,incelenmesi,işverenin hangi önlemi almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı, gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerekir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir ).
Bu açıklamadan olarak şüphesiz ki tarafların kusur durumu irdelenirken konusunda ehil bilirkişilere olayı inceletmek kadar olaya neden olan tüm saiklerin bir bütün olarak ele alınması ve bu kapsamda da taraflarca ortaya konulan iddia ve savunmalar ile tüm delillerin titizlikle değerlendirilerek kusurun aidiyeti ve oranına dair raporun oluşa uygun olup olmadığının tespiti gerekir.
Somut olayda sigortalının dava dilekçesinde kazaya dair yaptığı açıklamada “olay günü dava dışı bir aracın önüne çıkıp ona çarpmamak için yaptığı manevra sonucunda” kazalandığını belirtmesine rağmen hükme esas alınan 27.06.2011 tarihli raporda bu konuya hiç değinilmediği anlaşıldığına göre bu raporda olayın tüm yönleri ile irdelendiği ve sonucuna göre değerlendirme yapıldığından söz edilemez. Bu kapsamda 27.06.2011 tarihli bu rapor hükme esas alınacak nitelikte bir rapor değildir ve Mahkemece yetersiz olan bu bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi hatalıdır.
Yapılacak iş; makina münendisi ve trafik -iş güvenlik uzmanı bilirkişilerden olacak şekilde yine iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyayı tevdi ederek bilirkişilere özellikle davacının dilekçesinde belirttiği “önüne araç çıkması ve ona çarpmamak için yaptığı manevra neticesinde düşerek yaralanması ” beyanını da göz önünde tutacak şekilde olayı yeniden inceletmek, tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 25/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.