YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22179
KARAR NO : 2013/6311
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 24.03.2008 tarihinde geçirdiği iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, SGK Başkanlığınca iş kazası olarak kabul edilen zararlandırıcı olaya dair düzenlenen ve hükme esas alınan 12.05.2009 tarihli kusur raporunda %50 oranında davalı işveren,%50 oranında da kazalı sigortalı kusurunun bulunduğunun belirtildiği, buna karşılık aynı olaya dair Kurumun işveren işletme alayhine açtığı rucuen tazminat davasında kusurun tamamının davacı sigortalıda olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
İş kazalarından kaynaklanan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu’nun 77. maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle yapılan işin niteliğine göre, işyerinde uygulanması gereken tedbirlerin neler olduğu İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün ilgili maddelerinin göz önünde tutulmak suretiyle,incelenmesi,işverenin hangi önlemi almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı, gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerekir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı kararı da aynı yöndedir ).
Bu açıklamadan olarak şüphesiz ki tarafların kusur durumu irdelenirken konusunda ehil bilirkişilere olayı inceletmek kadar olaya neden olan tüm saiklerin bir bütün olarak ele alındığı, bu kapsamda taraflarca ortaya konulan iddia ve savunmalar ile tüm delillerin titizlikle değerlendirildiği bir kusur raporunun hükme esas alınması gerektiği izahtan varestedir.
Somut olayda ise, hükme esas alınan 12.05.2009 tarihli kusur raporu yanında dosya kapsamından aynı olaya dair üç adet kusur raporu daha düzenlenmiş olunduğu anlaşılmaktadır. Bu rapolardan bir tanesi yargılama sırasında işbu davada alınan rapor iken kalan iki raporun ise rucuen tazminat davasında alınan raporlardır. Anılan bu üç raporda da benzer nedenlerle kusurun tamamının davacı kazalıda olduğu belirtilmiş olup rucu davasında alınmış rapor bu davanın tarafı olmayan davacı … bakımından bağlayıcı olmamakla birlikte aynı olaya dair esaslı değerlendirme farklılıkları bulunan bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve böylelikle oluşa uygun olduğu şüphesiz olan bir kusur raporunun hükme esas alınması da hakkaniyet gereğidir. Hal böyle olunca hükme esas alınan raporun tereddütsüz olarak oluşa uygun düştüğünü kabul etmek olanaklı olmayıp yukarıda belirtilen kusur raporları arasındaki çelişki giderilmeden yazılı gerekçelerle 12.05.2009 tarihli kusurunun hükme esas alınıp neticeye varılması isabetli olmamıştır.
Yapılacak iş; aynı olaya dair rucuen tazminat dosyasını getirtip bu dosyadaki kusur raporlarında yapılan değerlendirmelerinde dikkate alınması koşuluyla yine iş güvenliği konularında uzman 3 kişilik bilirkişi heyetine dosyayı tevdi ederek bilirkişilere olayı yeniden inceletmek, tüm delilleri birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davacının tüm davalının ise sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine 01.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.