Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17459 E. 2013/5172 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17459
KARAR NO : 2013/5172
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili, müvekkillerinden ….,Metal Ltd. Şti. ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, teminat olarak da müvekkilleri tarafından davalıya boş olarak bono imzalanıp verildiğini, borca istinaden 75.000-TL bedelle müvekkili …’ a ait taşınmazın ve 180.000-TL bedelle …’ a ait taşınmazın ipotek verildiğini, müvekkilinin davalıdan teminat mektupları aldığını ve ayrıca düşük miktarda kredi kullandığını, davalının müvekkillerine hesabı kat ederek gönderdiği ihtarname ile teminat mektubundan kalan ve ayrıca muaccel hale gelen taksit tutarının toplamı olan 29.839-TL’ nin masraflarıyla birlikte ödenmesini istediğini, ancak bunun dışında henüz vadesi gelmemiş ve nakde çevrilmemiş olan teminat mektuplarının bedelini ve davalıya iade edilen ve hiçbir borcu bulunmayan teminat mektuplarının da bedelini istediğini, akabinde müvekkilleri hakkında Kdz. Ereğli İcra Müdürlüğü’ nün 2006/5995 sayılı takip dosyasından bonoya dayalı olarak takip yapıldığını, müvekkillerinin borçlarının 30.000-TL olduğunu, bu nedenle davalının henüz vadesi dolmayan ve dolayısıyla doğmuş bir risk olmayan teminat mektupları ile ödenip iade edilen teminat mektupları bakımından talep ettiği 175.000-TL’ den müvekkillerinin borçlu olmadıklarının tespitine ve davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, imzalanan genel kredi sözleşmesi gereğince davacıların tüm borçlarının vadesinin geldiğini ve borçlular aleyhine yasal takibe başladıklarını, borcun halen ödenmediğini beyanla, haksız davanın reddine ve davacılar aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalı alacaklının takibe giriştiğinde aslında olmayan alacağını tahsil etmek yoluna gidecek şekilde işlem yapmasının yerinde olmadığı, davalının sadece takibe konu senedin mesnedi olarak gerçekleşmiş alacağının tahsilini isteyebilecekken, halen ödenmemiş teminat mektuplarının bedellerinin de tahsilini istediği, ayrıca ihtarnameden de açıkça anlaşıldığı gibi davacı borçlulardan ….,’ nin 75.000-TL, …..,’in de 180.000-TL’ den sorumlu olduğu bildirildiği halde onlardan da 205.000-TL alacak talep edildiği, takipten sonra teminat mektupları ödenmişse de takip tarihindeki durum dikkate alınarak davanın kabulüne, Ereğli 1. İcra Müdürlüğü’ nün 2006/5995 sayılı takip dosyası asıl alacağının ve dayanağı olan 205.000-TL bedelli bononun 175.000-TL’ lik kısmı için davacıların davalıya borçlu bulunmadıklarının tespitine ve bu miktarda alacak ve bu alacağa takip tarihine kadar işlemiş faize ilişkin takibin iptaline, davalı bankanın teminat mektupları miktarında risk altında olduğu ve kötüniyetli olmadığı kanaatiyle kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, dava konusu bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemini de içermektedir. Davacılar, senedin davalı bankayla Yağmur Ltd.Şti. arasında imzanalan genel kredi sözleşmesinin teminatı amacıyla boş olarak verildiğini, alınan kredinin 30.000-TL’ sinin ödenemediğini, bu nedenle bu kısım yönünden borçlu olduklarını kabul ettiklerini, ancak teminat mektuplarından dolayı risk gerçekleşmediği halde takibe girişilmesinin doğru olmadığını, 30.000-TL dışındaki senet bedelinden dolayı borçlu olmadıklarına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Her ne kadar davadan önce girişilen icra takibi sırasında teminat mektuplarıyla ilgili bir ödeme saptanamamış ve davacıların kabul ettiği kısım dışında kalan senet bedeli yönünden riskin gerçekleşmediği ileri sürülmüşse de, henüz dava açılmadan önce bankanın ödemeler yaptığı ve bu nedenle teminat kapsamında kalan riskin gerçekleştiği dosya içeriğinden anlaşılmıştır. Bu husus bilirkişi raporlarında da belirtilmiştir. Dava dilekçesinde dava konusu bononun 175.000-TL’ lik kısmından dolayı borçlu olunmadığının tespiti istenildiğine göre uyuşmazlığın dava tarihi gözetilerek çözümlenmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece dava tarihi itibariyle dava konusu bononun teminat altına aldığı davalı banka alacağı saptanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken takip tarihindeki duruma göre yazılı şekilde hüküm kurulması eksik incelemeye dayalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

,,