YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1005
KARAR NO : 2010/3867
KARAR TARİHİ : 25.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmazın tapuda davalı adına olan payın iptal ve tescili davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi 18.01.2008 tarihli dava dilekçesiyle …Köyü Yelli … Mevkii 126 sayılı parselin kısmen 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içerisinde bırakılan devlet ormanı olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun ve yolsuz tescil niteliğindeki davalı adına olan tapu kaydının iptalini ve taşınmazın bu bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini, davalının el atmasının önlenmesini, taşınmazın bu bölümü üzerindeki tesis ve binaların kal’ini istemiştir. Mahkemece davanın KISMEN KABÜLÜNE, çekişmeli …köyü 126 sayılı parselin teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 5557 m2 yüzölçümündeki bölümünün tapu kaydını iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, davalıların bu bölüme el tamlarının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmazın tapuda davalı adına olan payın iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1992 yılında yapılıp 24.12.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli parselin bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 5557 m2 bölümünün orman sınırları içindeki yaşlı çam ağaçları ile kaplı eylemli devlet ormanı olduğu belirlenip, her ne kadar çekişmeli parselin (B) ile gösterilen bölümünün de eylemli 30-40 yaşında çam ağaçları ile kaplı eylemli orman olduğu saptanmışsa da, davacı … yönetiminin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan bölüm için dava açtığı, mahkemenin dava ile bağlı olduğu, eylemli orman olan (B) bölümü için Orman Yönetimince yeniden dava açılabileceği gibi 4999 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 7 ve devamı maddeleri ile Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26/h maddeleri gereğince yeniden yapılacak orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılabileceği gözetilerek (A) bölümüne ilişkin davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, dava kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan bölüm için açıldığı ve dava konusu bölüm için dava kabul edildiği halde hüküm fıkrasında davanın kısmen kabulüne denmesi doğru değilse de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasında birinci bendde yer alan “Davacının davasının kısmen kabulü ile” cümlesinin hükümden çıkartılarak, bunun yerine “Orman Yönetiminin Davasının Kabulüne” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 25.03.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.