Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/13972 E. 2013/5701 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13972
KARAR NO : 2013/5701
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitiyle, diğer hizmetleriyle birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 01/01/1996-15/09/2009 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davaya konu işyerinde 01/01/1996-31/12/2006 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Somut olayda, davacının 18/10/2000-30/10/2000 tarihleri arasında dava dışı “11000429” sicil numaralı bina inşaatı işyerinde sigortalı çalışmasının bulunduğu, davacı … …’ın annesi olan davalı … …’ın 01/01/1996 tarihinden itibaren “bakkallık” faaliyeti nedeni vergi kaydının bulunduğu, adına kayıtlı işyeri bulunmadığı, … Vergi Dairesi Yoklama Memurluğunca düzenlenen 03/10/1997 tarihli yoklama fişinde işletmeciliği Zahide …’a ait olan işyerinde … …’ın işçi olarak çalıştığının tespit edildiği, davalı … …’ın 30/01/2007 tarihinde … Vergi Dairesi Müdürlüğü’ne verdiği dilekçe ile … …’ın 31/12/2006 tarihinde işten ayrıldığını bildirdiği anlaşılmaktadır. Öncelikle, işveren annenin sigortalı oğlunun çalışmalarını Kuruma bildirmemesi ve primlerini ödememesi hayatın olağan akışına uygun değildir.
Öte yandan, 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde ; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür.
İşverenin, sigortalılara ilişkin hangi belgeleri Kuruma vermesi gerektiği Kanunun 79/1.maddesinde açıkça ifade edildiği üzere yönetmeliğe bırakılmıştır. Atıf yapılan Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinde, işverence Kuruma verilecek belgeler; işe giriş bildirgesi, aylık sigorta primleri bildirgesi, dönem bordrosu vd. şeklinde sıralanmıştır. Bu belgelerden birisinin dahi Kuruma verilmiş olması veya Kurumca, fiilen ya da kayden sigortalı çalışma olgusunun tespiti halinde hak düşürücü süreden söz edilemeyecektir.
Kesintili çalışmanın varlığı halinde ise, kesintinin öncesi ve sonrasında oluşacak her çalışma devresi için dava koşullarının varlığı yukarıda belirtilen olgular dikkate alınarak belirlenecektir.
Yapılacak iş, davacının 1479 sayılı Yasa gereğince sigortalılığı bulunup bulunmadığını Kurum’dan sormak, davaya konu işyerinin ticari ilişkide bulunduğu işletmelerle yapılan sözleşme ve mal teslimine ilişkin faturalarla ilgili imza incelemesi yaptırılarak imzaların davacıya ait olup olmadığını belirlemek, Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanların beyanlarına başvurmak suretiyle ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek davacının tespite konu dönemde davalı işyerinde gerçek ve eylemli bir çalışması olup olmadığını ya da sigortalının gerçekte kendi adına veya hesabına bağımsız çalışıp çalışmadığını, hizmet aktinin unsurlarının oluşup oluşmadığını belirleyerek sonucuna göre karar vermektir.
Kabule göre de, davacının 18/10/2000-30/10/2000 tarihleri arasında dava dışı işyerinde sigortalı çalışması bulunduğuna ve dava tarihi 24/02/2010 olduğuna göre, 2000 yılı ve öncesine ait çalışmaların hak düşürücü süreye uğradığı hususu gözardı edilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yukarıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ :Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26/03/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.