Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8886 E. 2010/605 K. 26.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8886
KARAR NO : 2010/605
KARAR TARİHİ : 26.01.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Zonguldak 1.İcra Müdürlüğünün 2002/2425 Esas sayılı takip dosyasının iptaliyle, borçlu olmadıklarının tesbiti davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmesi ve davalı vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.01.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü taraflar adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi ve aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava 17.11.1996 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 63 oranında sürekli işgöremezlik nedeniyle sigortalı yararına hükmolunan manevi tazminatın ilamlı takibe konu edildiği ancak bu borcun ödendiğinden bahisle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece tüzel kişilik tarafından yapılmış bir ödemenin ispatlanamadığı, davacının dayandığı belgenin ibraname niteliğinde bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde taraf avukatlarınca temyiz edilmiştir.
Davanın reddine ilişkin yerel mahkeme kararı doğrudur. Ancak davacı takibe konu alacağın haciz tarihindeki miktarı olan 19.396,00-TL bakımından borçlu olmadığının tespiti istemi ile dava açtığı ve buna göre de harcını da yatırdığına göre, davanın reddi nedeniyle bu miktar üzerinden nispi avukatlık ücretine karar verilmek gerekirken, davacı yararına maktu avukatlık ücreti takdiri usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasında yazılı bulunan “Karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine gereğince hesaplanan 575,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” rakam ve sözcüklerinin silinmesine,
Yerine: “Davanın reddi nedeniyle, hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, avukat ile temsil edilen davalı yararına 2.327,52-TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, taraflarca 67.20 TL temyiz başvuru harcı yatırılmış olduğundan, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 26.01.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.