YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10673
KARAR NO : 2011/15654
KARAR TARİHİ : 26.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1981 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … köyü 815 parsel sayılı 2750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kayıtlarına dayanılarak … adına tespit edilmiş olup halen tapuda aynı şekilde adına kayıtlıdır. Davacı Hazine, taşınmazın 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı iddiası ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile 815 parselin tapu kaydının iptaline ve Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun belirtilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapusunun iptali ve tescili talebine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1949 yılında 3116 sayılı Yasa hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu ile 13.4.1999 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 2/B madde uygulaması ile Hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3,4 ve 5. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına, peşin yatırdıkları temyiz harcının istek halinde iadesine 26/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.