Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1847 E. 2011/1995 K. 08.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1847
KARAR NO : 2011/1995
KARAR TARİHİ : 08.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 10.3.1976 tarihinden itibaren 2163 nolu oda üyesi olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Dava, davacının 10.3.1976 tarihinden itibaren Şoförler ve Otomobilciler odasına kayıtlı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüyle davacının 3.12.1997 tarihinden itibaren Şoförler ve Otomobilciler odasına kayıtlı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 1479 sayılı Yasa’nın Ek Geçici 12 ve 13. maddeleridir. Davacı her ne kadar Şoförler ve Otomobilciler odası kaydının geçerli olduğunun tespitini istemekte ise de; S.G.K İl Müdürlüğü davalı olarak gösterilmiş ve dava dilekçesinde açıkca oda kaydının geçersizliği nedeniyle emeklilik talebinin Kurumca reddedildiği belirtilmekle, artık davacı sonuç itibariyle 1479 Sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitini amaçlamaktadır.
Mahkemece, işin esasına girilerek davacının 1479 Sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olup olmadığı yönünde bir karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın, yazılı biçimde sadece oda kaydının geçerli olduğuna karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ; Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 08.03.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
1-Davalı Odaya yönelik dava yönünden;
Dava, davacının Düzce Şöförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Kaydının 10.3.1976 tarihinden itibaren devam ettiğinin ve bu kaydın geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasasının 1.nci maddesinde, iş mahkemelerinin görev alanı belirlenmiş olup İş Yasasına göre işçi sayılan kişilerle işverenler arasında hizmet akdinden veya İş Yasasına dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk (iş) davaları ile sendikaların açacakları ve bu sıfatla aleyhlerine açılacak hukuk davalarına; Sosyal Sigortalar Kurumu ile Sigortalılar veya yerine kaim olan hak sahipleri arasındaki uyuşmazlıklardan doğan itiraz ve davalara bakılacağı öngörülmüştür. 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar ve diğer bağımsız çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Yasası’nın 70. maddesinde bu Yasa’nın uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceği bildirilmiştir.
İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için açılacak davalar 2577 sayılı Yasa gereğince idari yargı yerinde çözümlenebilecektir. Odalar ile üyeleri veya hak sahipleri arasındaki uyuşmazlık idari yargı yerinde giderilmedikçe adli mahkemeler idareyi bağlayıcı, bir eylem ve işleme zorlayıcı nitelikte karar veremezler.
Diğer yandan, 05.12.1977 tarih, 4/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararın da belirtildiği gibi mahkemelerin görevi kamu düzeni ile ilgili olup kıyas veya yorum yolu ile genişletilmesinin veya değiştirilmesi mümkün değildir. İş Mahkemeleri özel kanunla kurulmuş görevleri istisnai nitelik taşıdığından 5521 sayılı Yasa’da sınırlı olarak sayılmış dava ve uyuşmazlıklar ile diğer yasaların iş mahkemelerini görevlendirdiği dava ve işler dışındaki dava ve işlere ve iş mahkemelerinde bakılamaz.
Anayasamızda davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğuna ilişkin hükmünün yanında mahkemelerin kuruluşunun görev ve yetkilerinin, işleyişinin, yargılama usullerinin kanunla düzenleneceğine ilişkin hüküm de bulunmakta olup bu hüküm kamu düzeni ile doğrudan ilişkili olduğundan hak alma gecikecek zorlaşacak kaygısı ile bu hükmün ihlali Devletin hukuk sisteminde kargaşaya neden olacaktır.
Meslek odaları ile üyeleri arasında çıkan kayıt ve terkin işlemleri ile ilgili ihtilaflara bakmaya idari yargı yeri görevli olduğundan Düzce Şöförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanlığına yönelik dava dilekçesinin yargı yolu bakımından reddine karar verilmesi gerekirken, bakılıp sonuçlandırılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde kamu düzenine ilişkin bu husus re’sen nazara alınmalı ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın odaya ilişkin hüküm bu nedenle bozulmalıdır. Davalı odaya ilişkin mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmıyorum.
2-Davalı SGK Başkanlığına yönelik dava yönünden;
Davacı her ne kadar dava dilekçesinde davalı SGK Başkanlığınca usulsüz olarak tesis edildiği gerekçesiyle geçersiz olarak kabul edilen oda kaydının geçerli olduğunun tespiti istemiyle dava açmış ise de dava dilekçesi içeriğinden bu dava ile davalı SGK Başkanlığınca bu gerekçe ile iptal edilen 22.3.1985- 12.11.1997 tarihleri arasındaki sigortalılığının geçerli olduğunun tespitini amaçladığı anlaşıldığından Sayın Çoğunluğun davalı Düzce Şöförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanlığına ilişkin hükme yönelik görüşüne katılmamakla beraber davalı SGK Başkanlığına ilişkin hükme yönelik bozma kararı gerekçesine aynen katılıyorum.