Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/21845 E. 2013/16966 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21845
KARAR NO : 2013/16966
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda … nedenlerle, davalı … yönünden davanın reddine, 97.536,76 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte diğer davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün temyizen incelenmesi, davacı ile davalılardan … vekillerince istenilmesi ve davalılardan … vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24/09/2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü, davalılar vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Davacı vekili, 03.08.2012 tarihli dilekçe ile temyiz isteminde bulunmuş ise de, temyiz dilekçesi 5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesinde öngörülen 8 günlük temyiz süresi içinde temyiz defterine kaydedilmediği gibi, aynı süre içerisinde harcı da yatırılmamıştır. Öte yandan, iş mahkemesince verilen kararların katılma yoluyla temyizine ilişkin yasada hüküm de bulunmamaktadır. Bu halde, HUMK’nun 432/4 (HMK 346/1) maddesine göre karar süresinde temyiz edilmemiş olduğundan, 01.06.1990 gün ve E:1989/03, K:1990/04 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da göz önünde tutularak davacının temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine,
2-Davalı temyizine gelince: Dava ve taraf ehliyeti Kamu düzenine ilişkin olup mahkemelerce resen göz önünde tutulur.
Davacı veya davalının dava ehliyetinin bulunmadığı yargılamanın devamı sırasında tespit edilirse bu tarafa vasi tayini için 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 404/2.maddesi gereğince davaya bakan Mahkemece kişinin ikametgâhı Sulh Hukuk Mahkemesine ihbar da bulunularak atanacak vasinin huzuru ile davaya devam edilmek gerekir.
Somut olayda davacının akli durumunun ve sosyal yaşamının gelecekte yeniden evlenebilme ihtimalinle etkilerinin tespiti amacıyla gönderildiği … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastahanesi tarafından düzenlenen 12.05.2011 tarihli sağlık kurul raporunda “Hafif derecede mental retardasyon tanısı konularak, mevcut zekâ geriliği ve anlaşılabilen sosyal yaşamın, gelecekte yeniden evlenme ihtimalini azaltan bir durum olduğuna” karar verilmiştir. Hal böyle olunca davacının dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmadan işin esasına girilerek … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, temyiz eden davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliğine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, davalılar yararına takdir edilen 990,00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.