Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/4847 E. 2011/7813 K. 10.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4847
KARAR NO : 2011/7813
KARAR TARİHİ : 10.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 10.02.2010 tarihinden itibaren maluliyet aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 10.02.2010 tarihinden itibaren 5510 Sayılı yasa gereğince malül olduğunun tespiti ile malüllük aylığı bağlanması ve bağlanacak aylıktan şimdilik 100.00TL sinin yasal faizi ile kurumdan tahsiline istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulüne dair verilen karar yerinde ise de ;Ekli belgelerden davacının, davanın açılmasından sonra öldüğü anlaşılmakla, mahkemece davaya devam olunarak ölü kişi adına karar verilmesi doğru değildir. TMK.nun 28. maddesine göre, ölüm ile kişilik son bulur. Ölü bir kişi herhangi bir hakkın sujesi olamayacağına göre, onun açmış olduğu davaya devam edilemez. Bu şekilde yürütülen bir dava sonunda ölü kişi aleyhine hüküm kurulamaz. Borçlar Kanununun 397. maddesi hükmüne göre; aksi sözleşmeden ve işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekil edenin ölümü ile vekalet ilişkisi son bulur. Somut olayda; ölüm ile vekalet ilişkisi son bulduğu halde davacının mirasçılarından vekaletname alınmadan ve yöntemince davaya katılmaları sağlanmadan,davaya devam olunarak hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.