YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15087
KARAR NO : 2010/5957
KARAR TARİHİ : 25.05.2010
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacılar, murisinin … kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerle 243.883,34 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi , davacılar ile davalılardan … Sigorta A.Ş. vekillerince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve durnuşma için 25.5.2010 Salı günü tayın edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. duruşma günü davacılar vekili Avukat … ile davalılardan … Sigorta A.Ş. Vek. , … , …, … İnş. Tic. Ltd. Şti vekili Av. … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların ve davalı…AŞ’nin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 14.07.2006 tarihinde meydana gelen … kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacılardan …’in maddi zararlarını sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri karşıladığından anne Kafiye hak sahibi olmadığından maddi tazminat istemlerinin reddine, davacılar … ve … maddi tazminat istemleri ile tüm davacıların manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar vekili ile davalılardan…vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar murisinin ölümüyle sonuçlanan … kazasında sigortalının % 25, davalı işverenin % 65, şirket müdürü davalı …’nın %5, koodinatör mühendis davalı …’ün %3, ve … makinesi operatörü dava dışı …’ın % 2 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı … yararına hükmolunan 10.000,00-TL manevi tazminatın az olduğu ortadadır.
3-Davacılar dava ve ıslah dilekçelerinde maddi ve manevi tazminata olay tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemişlerdir. Mahkemece hüküm altına alınan maddi tazminatlara dava tarihlerinden, manevi tazminatlara ise; bir kısım davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminatlara dava, bir kısım davacılar lehine hüküm altına alınan manevi tazminatlara ise olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Dava … kazasına dayalı tazminat davası olmakla, haksız fiil hükümlerine göre faiz başlangıcı kaza tarihidir. Yerleşik uygulamada bu doğrultudadır.
4-Davalı … şirketinin temyizine gelince: Davalı … şirketinin davalı işverene ait … makinesinin Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesinin düzenlediği ve anılan makinenin çalışması sırasında meydana gelen kazada davacılar murisinin öldüğü uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacılar murisinin ölümü ile sonuçlanan … kazasının ve ortaya çıkan zararın davalı … şirketinin düzenlediği zorunlu trafik sigorta poliçesi ile teminat altına alınıp alınmadığına ilişkindir.
Somut olayda davacılar murisinin ölümü ile sonuçlanan kazanın davalı işverene ait inşaat alanında meydana geldiği ve kazanın meydana geldiği alanın 2918 sayılı Yasanın 1,2 maddesi kapsamında karayolu ya da karayolu sayılan yerlerden olmadığı dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden ve özelikle hazırlık soruşturması içeriğinden anlaşılmaktadır. Öte yandan zararın karayolunda yada karayolu sayılan yerlerde meydana gelmediği durumlarda, motorlu aracın işleteninin giderek motorlu aracın Zorunlu Trafik Sigortasını yapan sigorta şirketinin 2918 sayılı Yasanın 85. maddesi kapsamında sorumluluğunun olmayacağı Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarındandır. Hal böyle olunca kazaya karışan aracın Zorunlu Trafik Sigortasını yapan davalı … şirketinin zarardan sorumluluğunun bulunmayacağı ortadadır. Nitekim davacılarda maddi tazminatın ıslahen artırılması sırasında ıslahen artırılan bölümle ilgili olarak davalı … şirketine davayı yöneltmemiştir.
Öte yandan poliçe limiti dava dilekçesi ile istenen maddi tazminatın çok üzerinde olduğu ve 16.12.2008 tarihli ıslah dilekçesinde artırılan maddi tazminat miktarları bakımından davalı … şirketinden istemde bulunulmadığı halde HUMK 74.maddesine aykırı biçimde poliçe limitleriyle sınırlı olarak davalı … şirketinin tazminattan sorumlu tutulması hatalı olduğu gibi, yargılama harç ve giderleri ile avukatlık ücretinden aleyhine hüküm kurulan miktar nazara alınarak sorumlu tutulması gerekirken diğer davalılarla birlikte yargılama gideri ve avukatlık ücretinin tamamından müteselsilen sorumluluğu yoluna gidilmesi de isabetsizdir.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacılar ile temyiz eden davalı…AŞ’nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacılar ile davalılardan … Sigorta A.Ş. yararına takdir edilen 750.00 TL duruşma Avukatlık parasının karşılıklı olarak birbirlerine yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine,
25.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.