Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/9426 E. 2011/9709 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9426
KARAR NO : 2011/9709
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, 1.1.1986-28.1.2002 tarihleri arasında zorunlu SSK’lı çalışmaları dışında tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 01.01.1986-28.01.2002 tarihleri arasında çakışan zorunlu SSK sigortalılık süreleri dışında Tarım … sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir.
Mahkemece davacının prim kesintisi ile 2926 sayılı Yasa’da belirtilen kuruluş kayıtlarının bulunmadığı ve 1995 yılında verdiği dilekçesine istinaden istemin reddine karar verilmiş ise de bu sonuç yerinde değildir.
Gerçekten, davacının 22.1.1986 tarihli dilekçesi ile 01.01.1986 tarihinden başlamak üzere, 2926 sayılı Yasa’ya göre tescilinin yapıldığı, davacının tesciline esas tarımsal faaliyetin doğrulandığı ayrıca davacının 1995 yılında Kuruma çiftçi olmadığına ilişkin verdiği dilekçenin o tarihte kendisinden istenilen “26.500.000 TL” prim borcunu ödemekten kaçınmaya yönelik olduğu, aksinin kabulünün Anayasal Sosyal Güvenlik İlkelerine aykırılık oluşturacağı gibi, davacının 1997 yılından başlamak üzere de geriye yönelik prim ödediği, Kuruma verdiği İB Form tarihi olan 28.1.2002 tarihine kadar olan tüm prim borçlarını da, 2004 yılında ödediği açıktır. Bu halde ise, davacının çakışan 22.9.1994-31.1.1995 tarihleri arasında kalan 129 günlük kısa süreli SSK’lı sigortalık süresi dışında kalan tüm sürelerde 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının geçerli olduğu açık olup davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.