YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15281
KARAR NO : 2013/21963
KARAR TARİHİ : 26.11.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.07.2001-20.08.2006 tarihleri arasında davalı işverenler yanında şoför olarak geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Yargılamanın 29.12.2011 tarihli celsesinde mahkemece davalı işverenler arasında zorunlu ve ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığından HMK 167 uyarınca her işveren yönünden davaların ayrılmasına, bu davanın davalılar … ve SGK aleyhine açılmış dava olarak devamına, davacının işverenler … ve … mirasçıları için ayrı harç yatırarak tefrik işlemlerini yerine getirmesi gerektiği bildirilmiştir.
Davacı vekili 12.01.2012 tarihli başvuru harcı ile davalı … mirasçıları ile SGK’nın taraf olduğu 20.02.2006-20.08.2006 tarihleri arasındaki hizmet tespiti talebini içerir dava için ayrı esas verilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar 29.12.2011 tarihli celsede bu davanın davalılar … ve SGK aleyhine açılmış dava olarak devamına karar verilmiş ise de hüküm davanın kabulü ile davacının 05.01.2005-31.12.2005 arası 356 gün günlük 16.29.-TL ücretle 01.01.2006-19.02.2006 arası 49 gün günlük 17.70.-TL ücretle davalılardan … nezninde, 20.02.2006-20.08.2006 arası 180 gün günlük 17.70.-Tl ücretle davalılardan … nezninde çalışmış olduğunun tespitine dair kurulmuştur.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat edilebilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; … plakalı otobüs işletmeciliğinden ½ hisse sahibi davalı …’ın 17.02.2006 tarihinden itibaren devam eder şekilde vergi kaydının bulunduğu, 20.02.2006 tarihinde bu otobüsün … ve … adına, 27.08.2007 tarihinde … adına, 27.08.2007 tarihinde … ve … adına tescilli olduğu, 10.05.2006 tarihinde davacının … plakalı otobüsün şoförlüğünü yaparken yayaya çarparak kaza geçirdiği, bu kaza nedeniyle 10.05.2006-07.07.2006 tarihleri arasında tutuklu kaldığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının tutuklukta geçirdiği süre yönünden tespite karar verilemeyeceği gözardı edilerek, tahliye olunduktan sonra ise işe başlayıp başlamadığı hususu irdelenmeden, davalılardan … yönünden tefrik kararı verilmesine rağmen davalı … yönünden devam olunan bu davada … yönünden de karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile … şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.