Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/22860 E. 2013/5768 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22860
KARAR NO : 2013/5768
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, ödenmeyen tedavi giderlerinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, Kurumca ödenmeyen stent bedeli olan toplam 5.005,00 TL’nin Kuruma başvuru tarihi olan 04/11/2008 tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, duruşmanın 02/03/2011 günlü oturumunda tefhim edilen kısa karar ile “Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; davanın bilirkişi raporu dikkate alınarak kabulüne, kabul edilen alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine” karar verilmiş ise de gerekçeli kararda “ Davanın kabulüyle, 5,005,00 TL tıbbi malzeme bedelinden 742,00 TL ödemenin mahsubundan sonra kalan 4,263,00 TL’nin dava tarihi olan 28/09/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Yargılama sırasında ödenen 742,00 TL yönünden davanın konusu kalmadığından hüküm verilmesine yer olmadığına,” karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hakimin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar, esas karar olup, sonradan yazılan gerekçeli kararın bu karara aykırı olmaması gerekir. Oysa zaptın 02/03/2011 günlü oturumda tefhim edilen kısa karar ile, gerekçeli kararın aykırı olduğu zaptın ve kararın incelenmesinden açıkça anlaşılmaktadır. Öte yandan konuyla ilgili 10/04/1992 günü ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gereği açıktır. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin … biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekili ile Hazine vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 26/03/2013 gününde oy birliğiyle karar verildi.