YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10926
KARAR NO : 2013/16114
KARAR TARİHİ : 17.09.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline, takibin durdurulmasına, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacı ve davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacı … AŞ.’nin borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece; dosya arasında bulunan davacı Banka’nın 12.07.2011 tarihli ve 65177 sayılı yazı cevabında Kurum borçlusu …’ın hesabında Banka’nın alacak hakları saklı kalmak kaydıyla haczin tatbik edildiği ancak sıfır bakiyesinin olmasıyla haczin takip edilemediği, pos hesapları dışındaki hesaplarına konulan haciz bildirisinin dikkate alınacağını bildirmiş olması karşısında belirlenen tarihten sonra ilgilinin hesabına çeşitli tarihlerde toplam 13,500TL para yattığı, bu parayı kurum adına bloke koyup borç miktarını yatırması gerekirken yatırmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davalı Kurum tarafından, …’ın kafeterya işi işyerinden dolayı ödenmesi gereken prim borçları nedeni ile icra takibi başlatıldığı, alacağın tahsili amacıyla …’ın Finansbank AŞ. … Şubesi’nde bulunan hak ve alacakları üzerine haciz konulması için 11.07.2011 tarihli haciz bildirisinin gönderildiği, davacı Banka’nın bu bildiriye verdiği 12.07.2011 tarihli cevabı ile davacının Banka’ya da borçlu olduğunu, tüm alacak ve haklarının öncelikle bankaya rehinli olduğunu, bu nedenle haciz bildirisi gereğince uygulanacak haczin POS hesapları dışındaki hesaplar için işleme alınamadığını bildirerek itiraz ettiği, gönderilen haciz bildirisine rağmen hesapta hareketler olduğu ve çek ödemelerinin yapıldığı gerekçesiyle davalı Kurum tarafından 06.09.2001 tarih ve 2006/010607 sayılı ödeme emri düzenlenerek davacı Banka’ya gönderildiği ve davacı Banka’dan 2010-2011 dönemine ilişkin 5.800,00 TL prim borcu ve 600,00 TL gecikme zammının ödenmesinin talep edildiği, daha sonra ise davalı Kurum’ca davacı Banka Şubesi’ne 13.09.2011 tarihli yazı ile borcun 13.09.2011 tarihinde ödendiği bildirilerek bu nedenle haczin kaldırılmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
Dava açıldıktan sonra ortaya çıkan bir nedenle dava konusu edilen talep hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesine gerek kalmıyorsa davanın konusuz kalması nedeniyle yargılamaya devam edilmesine gerek yoktur. Böyle bir durum söz konusu olduğunda mahkemenin bir tespit hükmü niteliğinde olarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir.
Somut olayda; davalı Kurum vekilince cevap dilekçesinde …’ın borçlarını 13.09.2011 tarihinde ödediğinin bildirildiği anlaşılmakla, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken anılan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.