YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/5251
KARAR NO : 2010/3867
KARAR TARİHİ : 06.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,1.1.1990 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının 01.01.1990 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespitiyle, Kurum sataşmasının giderilmesine ilişkindir.
Mahkemece gerekçeli kararın hüküm fıkrasında kısa karara uygun olarak davacının 1.1.1990-31.12.1996 ile 16.7.1999-30.4.2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, maddi hata sonucu 1.1.1990-31.12.1996 ile 16.7.1996-30.4.2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, kararın gerekçe kısmındaki açıklamadan maddi hataya dayalı olduğu anlaşılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1. bendinin silinerek yerine; “1- Davacının 01.01.1990-31.12.1996 ve 16.07.1999-30.4.2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitine” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 06.04.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, davacının 1.1.1990 tarihinden sonraki 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının geçerli olduğununu tespiti istemine ilişkindir
Mahkemece davacının 1.1.1990-31.12.1996, 16.7.1996-30.4.2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.2.1982-30.12.1989 tarihleri arasında vergi, 20.4.1982-8.8.1997 tarihleri arasında oda kaydının bulunduğu, 3.1.1983 tarihinde davalı Kurumca resen düzenlenen bildirge ile vergi kaydı esas alınarak 20.4.1982 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edildiği, 20.4.1982-31.12.1992 dönemine ilişkin prim borcunu 14.3.1995 tarihinde icra yolu ile ödediği, 1999 yılı Affından yararlanarak toplu prim ödediği ancak afla … prim borcunun tam ödenmediği, 17.6.1999 tarihinde isteğe bağlı sigortalı olmak için müracaatta bulunduğu, davalı Kurumca 2004 yılında davacının oda kayıt defterindeki kaydının silsile takip etmediği, usulsüz olduğu gerekçesiyle geçersiz sayılıp 20.4.1982-30.12.1989 tarihleri arasında zorunlu … sigortalısı, bu tarihten sonra yaptığı prim ödemeleri de isteğe bağlı sigortalılıkta değerlendirilerek 1.3.1995 – 30.11.1996, 1.6.1997 – 30.9.1997, 1.12.1997 – 30.11.1998 ve 1.5.1999 – 31.5.2000 tarihleri arasında isteğe bağlı … sigortalısı olarak kabul edildiği davacının verdiği 29.4.2002 tarihli bildirge üzerine 1.5.2002 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak tescil edildiği ve sigortalılığının devam ettiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık davacının davalı Kurumca sigortalı olarak kabul edilmediği 1.1.1990-28.2.1995, 1.12.1996-31.5.1997, 1.10.1997-30.11.1997, 1.12.1998-30.4.1999 tarihleri arasında sigortalı sayılıp sayılmayacağı noktasındadır.
Öncelikle davacı 20.4.1982-31.12.1992 tarihleri arasındaki döneme ilişkin primleri icra yolu ile ödediğinden oda kaydı usulüne uygun olsa da olmasa da davacı 20.4.1982-31.12.1992 tarihleri arasında zorunlu sigortalı olarak kabul edilmelidir. Bu nedenle mahkemece davacının 1.1.1990-31.12.1992 tarihleri arasında zorunlu sigortalı olduğunun tespitine ilişkin verilen hüküm doğrudur.
1.1.1993 tarihi ile oda kaydının son bulduğu 8.8.1997 tarihleri arasındaki döneme gelince; mahkemece yapılacak iş öncelikle oda kaydının usulsüz olup olmadığını belirlemek, geçerli bir kayıt var ise davacıyı 8.8.1997 tarihine kadar sigortalı olarak kabul etmektir. Oda kaydı usulsüz olarak oluşturulmuş ve bu usulsüzlük davacının katılımı da bulunmakta ise kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden davacının davalı Kurumca sigortalı olarak kabul edilmediği 1.1.1993-28.2.1995, 1.12.1996-31.5.1997 tarihleri arasındaki döneme ilişkin istem reddedilmelidir.
Oda kaydı usulsüz olmakla birlikte davacının bu kayıt işlemine bir katılımı yok ise davacı 4447 sayılı Yasa ile çıkarılan 1999 yılı Affından yararlanarak topluca ödeme yaptığından 1.1.1993-31.12.1999 tarihleri arasında davacının yaptığı ödemelerinin karşıladığı süreyi belirleyerek davalı Kurumca davacının sigoratlı olduğu kabul edilen dönem gözetilerek 1.1.1993-31.12.1999 tarihleri arasında sigortalı sayılması gereken dönemin tespitine karar verilmelidir.
Mahkemece oda kaydının usulsüz oluşturulup oluşturulmadığı, usulsüz oluşturulmuş ise bu kaydın oluşumuna davacının katılımının bulunup bulunmadığı, katılımı yok ise 1999 Affı ile ödediği primlerin 1.1.1993-8.8.1997 tarihleri arasındaki dönemde ne kadar sigortalılık suresini karşıladığı araştırılmaksızın 1.1.1993-8.8.1997 tarihleri arasındaki döneme yönelik istemin (talep: 1.1.1993-28.2.1995, 1.12.1996-31.5.1997) aynen kabulüne karar verilmesi, ayrıca davacının davalı Kurumca sigortalı olarak kabul edilmediği 1.6.2000-30.4.2002 tarihleri arasında zorunlu sigortalılık şartlarını taşımadığı ve isteğe bağlı sigortalı olarak prim ödemesi de bulunmadığı halde davacının 1.6.2000-30.4.2002 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup dosya içeriği ile de uyuşmamaktadır.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da davalı kurumca davacı 1.3.1995-30.11.1996, 1.6.1997-30.9.1997, 1.12.1997-30.11.1998, 1.5.1999-31.5.2000 tarihleri arasında sigortalı olarak kabul edildiğinden mahkemece hukuki yarar bulunmadığı halde bu dönemlerle ilgili tespiti kararı verilmesi de hatalı olmuştur.
Mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun mahkemenin kısa kararında, gerekçeli kararın gerekçe ve hüküm fıkrasında tespite karar verilen süre yönünden bir farklılık yok iken kısa karar ile hüküm fıkrasının farklı olduğundan söz edilerek hüküm fıkrasındaki “ 16.7.1996” tarihini “16.7.1999” olarak değiştirmek suretiyle mahkeme kararının düzeltilerek onanması yönündeki kararına katılmıyorum.