Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/6588 E. 2010/7994 K. 05.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6588
KARAR NO : 2010/7994
KARAR TARİHİ : 05.07.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01.09.1992 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Dava sigortalılık başlangıcının 01.09.1992 tarihi olarak tespiti istemine ilişkindir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir.Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Dosya içeriğinden, davacının … adına tescilli iş yerinde 01.09.1992 tarihinde işe girdiğini gösterir giriş bildirgesinin usulüne uygun olarak Kurum’a intikal ettirildiği, işyerinin 01.01.1991-28.01.1991 tarihleri arasında yasa kapsamında bulunduğu, işyerine ait 1992/3 dönem bordrosunun Kurum’a verildiği, giriş bildirgesi üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu fotoğrafın davacıya ait olduğunun tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da emniyet yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda; iş yerinden Kurum’a verilen 1992/3 dönem bordrolarında isimleri bulunan bordro tanıkları dinlenmeden, mahkemenin resmi kayıtlara göre bordro tanığı yada komşu iş yeri tanığı olduğu tespit edilmeyen tanık anlatımına göre sonuca gittiği görülmüştür.
Yapılacak iş; davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinden uyuşmazlık konusu dönemde Kurum’a verilmiş dönem bordrolarında çalışmaları görülen tanıkların beyanlarına başvurmak, tanıkların adreslerinin tespit edilemediği ya da beyanları ile yetinilmediği takdirde Kurumdan bilgi alınarak veya emniyet ve muhtarlık yoluyla yaptırılacak araştırma sonucu iş yerine komşu veya yakın işyerlerinden belirlenen çalışanların ve işyeri sahiplerinin beyanlarına başvurmak, ayrıca davacının yaptığı işin ne olduğu, işe uygun nitelikli eleman olup olmadığı da sorularak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.