Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/8527 E. 2011/8238 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8527
KARAR NO : 2011/8238
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum tarafından resen yapılan işyeri tescili işleminin iptaliyle, kendisine ait yazlık evin 506 sayılı Yasa kapsamında işyeri olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekilince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacıya ait yazlık evin 506 sayılı Yasa kapsamında bir iş yeri olmadığının tespiti ile iş yeri ile ilgili kurumca yapılan işlemlerin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Dosyadaki kayıt ve belgelere göre;Kurum Müfettişi tarafından tutulan tutanak ile “…’nın 07.01.1997 tarihinde aylık brüt 210.000.000 TL aylıkla ücretle çalıştığı tespit edilmiştir. Tespit sonucu Kurum Müfettişi tarafından düzenlenen Rapora göre “… SSK sicil nolu …’ın …adresinde bulunan …’a ait olan iş yerinde (tribleks villa) bekçilik ve diğer işleri (kapıcılık v.s) yaptığı …’a ait bu iş yerinin 506 sayılı Yasaya göre tescilinin yapılmadığı tespit edildiği için iş yerinin 506 sayılı Yasa kapsamına alınması ve iş yeri bildirgesinin yasal süre içinde Kuruma verilmemesinden dolayı 506 sayılı Yasanın 140 maddesinin (b) fıkrasına göre idari para cezası tatbiki gerektiği görüşü bildirilmiştir. Bunun üzerine Kurum tarafından davacıya … için 07.01.1997 tarihinden itibaren 24 gün asgari ücret; 01.02.1997-30.05.2001 tarihleri arasında 30 gün asgari ücret, 28.06.2001 tarihinden de 28 gün olmak üzere ek bildirge ve bordroları düzenleyerek kuruma vermesi aksi takdirde re’sen düzenleneceği ile ilgili yazı 08.01.2001 tarihinde tebliğ edilmiştir. Belgelerin süresinde verilmemesi nedeni ile Kurum tarafından davacının iş yerinin re’sen tescili yapılarak1030976 034 sicil nolu iş yerine 1997/1-2001/6 aylarına ait dönem için re’sen aylık sigorta prim bildirgeleri 21.03.2005 tarihinde düzenlenmiştir. Davacı Bakırköy 5 Sulh Ceza Mahkemesi’nin 14.04.2003 tarih ve 2001/1983 E 2003/322 K sayılı Kararı ile Kurum tarafından uygulanan idari para cezasının kaldırılmasını istemiş, mahkemece komisyon kararı doğru kabul edilerek talebi ret edilmiştir.
Davanın yasal dayanağı sigorta müfettişlerinin teftiş yetkilerini düzenleyen 506 sayılı Yasa’nın 130. maddesidir. 29.7.2003 tarih ve 4958 sayılı Yasanın 49. maddesi ile değişik 130/3. maddede “sigorta müfettişlerince görevleri sırasında saptanan Kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir” 130/3. madde de “Bu maddenin uygulanmasında teftiş, kontrol ve denetleme yetkisine sahip olanlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir” denilmektedir. Görüldüğü gibi Kurum müfettişlerince düzenlenen tutakların taraflarca aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu açık seçiktir.
Somut olayda Kurum müfettişlerince işyerinde yapılan denetime ilişkin tutanakların aksinin 130. madde kapsamında eşdeğer belgelerle ispatlanamaması ve buna dayanarak gerçekleştirilen Kurum işlemleri yerinde ve geçerli olduğu, öte yandan Kurum işleminin doğru olduğuna ilişkin Bakırköy 5 Sulh Ceza Mahkemesi’nin 14.04.2003 tarih ve 2001/1983 E 2003/322 K sayılı Kararı da dikkate alındığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabul edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi