Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/16360 E. 2013/21842 K. 25.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/16360
KARAR NO : 2013/21842
KARAR TARİHİ : 25.11.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, Dava ve birleşen 4 iş mahkemesinin 2012/1034 esas sayılı dosyasının kısmen kabulü ile; davacılardan …’ın maddi tazminat alacağı SGK’ca karşılanmış olduğundan reddine, davacı ölenin eşi …’ın maddi tazminat alacağı 70.235,11 TL’nin, davacı ölenin çocuğu …’ın maddi tazminat alacağı 47.590,67 TL’nin, davacı ölenin çocuğu …’ın maddi tazminat alacağı 6.445,47 TL’nin, ölenin eşi … için 80.000,00 TL, ölenin çocuğu … için 30.000,00 TL, ölenin çocuğu … için 30.000,00 TL, ölenin çocuğu … için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28/09/2011 tarihinden itibaren davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, davcılardan ölenin çocuğu …’ın dava sırasında vefat ettiği ve davayı mirasçılarının takip ettiği anlaşılmakla … için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 28/09/2011 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile mirasçılarına veraset ilamındaki hisseleri oranında verilmesine, davacıların fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu vefat ettiği olayda, davalı işverenin % 70, davcılar murisinin % 30 oranında kusurlu oldukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş yararına hükmedilen 80.000,00 TL manevi tazminat fazladır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın … şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Davacılardan …’ın ve …’ın isminin gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi HMK’nun 297/1,b maddesine aykırı ise de bu yanlışlığın HMK’nun 304. Maddesi gereğince mahallen düzeltilmesinin mümkün bulunmakla ayrıca bozma nedeni olarak değerlendirilmemiştir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalıya iadesine, 25/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.