Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/13497 E. 2011/16 K. 17.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13497
KARAR NO : 2011/16
KARAR TARİHİ : 17.01.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … SPA ve … Sigorta A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalılar … SPA ile General Sigorta A.Ş.’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 13.08.2004 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar murisinin ölümüyle sonuçlanan iş kazasının %15 kazalı ve %85 oranında işveren kusuru sonucu meydana dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)
Bu ilkeler gözetildiğinde davalı kardeşler yararına 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 10.000,00 TL’sına hükmedilmesi isabetsiz olmuştur.
E:2009/13497
K:2011/16
Öte yandan 29.11.2004 havale tarihli dava dilekçesinden açıkça anlaşıldığı üzere, sigortalının ölümü nedeniyle hak sahipleri manevi tazminat talebinde bulunurken, sigortalının kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun olmadığını belirtmiş, giderek davalının tam kusuruna dayanmıştır. Olayda davacılar murisinin %15 oranında kusuru bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davacı anne ve babanın talep ettikleri manevi tazminat miktarından bu nedenle bir miktar indirim yapılmak suretiyle her biri yararına 17.000,00 TL’sına hükmedilmesi gerekirken 20.000,00 TL’sına hükmedilmesi, ayrıca sigorta şirketi davalının police dahilinde maddi tazminattan sorumlu olduğu açık iken davalı … şirketinin sorumlu tutulduğu yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin hesabına manevi tazminatında eklenmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tamamen silinmesine, yerine;
“1-Davacıların maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen kabul, kısmen reddine,
a)Davacı eş … için 30.000.00TL, çocuk … için 15.000.00TL, çocuk … için 15.000.00TL, çocuk … için 15.000.00TL, baba … için 20.000.00TL, anne … için 20.000.00TL, kardeşler … için 10.000.00TL, … için 10.000.00TL ve … için 10.000.00TL manevi tazminatın sigortalının ölüm tarihi olan 13.08.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar …’nın sorumluluğu diğer davacılar yönünden aynen, baba … yönünden 17.000,00 TL anne … yönünden 17.000,00 TL ve kardeşler Celal, Hanife ve Lütfi yönünden ayrı ayrı 5.000,00 ‘er TL ve bu miktara 13.8.2004 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiz ile sınırlı olmak üzere davalı … SPA ve davalı …’dan dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine, fazla tazminat istemlerinin reddine,
b) Davacılardan Diler, Değer ve Fatih Yağcı’nın açmış oldukları maddi tazminat davasının maddi zararlarının SGK’ca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değeri ile karşılanması nedeni ile reddine,
c) Davacılar baba Muzaffer ve anne …’nın maddi tazminat istemlerinin yasal dayanakları bulunmadığından reddine,
d) Eş …’nın açmış olduğu maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 33.373.19TL maddi tazminatın davalı …Ş’nin poliçe limiti dahilinde ve bu davalı yönünden hüküm altına alınan maddi tazminata 29.11.2004 tarihinden yürütülecek yasal faiz ile sınırlı sorumlu olmak üzere sigortalının ölüm tarihi olan 13.08.2004 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine,
2-Hüküm altına alınan miktarlar üzerinden hesaplanan 9.632,14 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.193.80 TL harcın indirimi ile kalan 6.438,34 TL harç giderinden davalı …Ş’nin sorumluluğu 1.802.15 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan toplam 3.217.90TL harç giderinin, davalı …Ş’nin sorumluluğu 24.10 TL davalı … SPA sorumluluğu 2.083,91 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile davacılara ödenmesine,
E:2009/13497
K:2011/16
4-Hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.737.73 TL avukatlık ücretinin tüm davalılardan dayanışmalı olarak alınarak davacı eş …’ya ödenmesine,
5-Hüküm altına alınan manevi tazminat miktarları üzerinden tüm davacılar yönünden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ayrı ayrı hesaplanan toplam 17.200,00 TL avukatlık ücretinin davalı …’nın sorumluluğu 14.680,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalı … ile davalı … SPA’dan dayanışmalı olarak alınarak davacılara ödenmesine,
6-Davacılardan anne ve babanın maddi tazminat istemlerinin reddi nedeni ile Tarife gereğince hesaplanan 575.00TL vekalet ücretinin bu davacılardan ayrı ayrı tahsili ile davalı …Ş. ve …’ya ödenmesine,
7-Maddi tazminat istemleri Kurum gelirleri ile karşılanmaları nedeni ile reddedilen (eş ve çocuklar yönünden) maddi tazminat miktarı üzerinden davalılar yararına avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
8-Reddedilen manevi tazminat miktarları üzerinden yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan toplam 10.125.00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak davada vekil ile temsil edilen davalı …’ya ödenmesine,
9-Reddedilen ve kabul edilen miktarlar nazar alınarak davacı tarafça yapılan toplam 1.360.00TL yargılama giderinden 914,00 TL’nin Generali Sigorta A.Ş’nin sorumluluğu takdiren 183,00 TL ile … SPA’nın sorumluluğu 806,00 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan dayanışmalı olarak tahsili ile davacılara verilmesine, bakiye masrafın davacılar üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı …Ş. Tarafından yapılan toplam 207.00TL yargılama giderinden kabul ve red oranı dikkate alınarak takdiren 13.00 TL’nin davacılar Sevim, Değer, Diler Fatih, Muzaffer ve …’dan alınarak, davalı …Ş.’ye ödenmesine, kalanın bu davalı üzerinde bırakılmasına.” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 17.01.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.