YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9194
KARAR NO : 2010/13095
KARAR TARİHİ : 26.10.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 27.01.2009 gün ve 2009/36-982 sayılı bozma kararında; “İncelenen dosya kapsamına, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre mahkemenin değerlendirmesi yerinde değildir. Şöyle ki; çekişmeli taşınmazlar, Şubat 1948 tarih 66 numaralı tapuya dayalı olarak ve çamlık niteliği ile davalı kişiler adına tespit edilmiş olup, davacı Hazine her iki taşınmazın da dört tarafının ormanla çevrili 6831 Sayılı Yasanın 17/1-2. maddesine göre orman sayılan yer olduğu ve orman niteliği ile Hazine adına tescili iddiası ile dava açmıştır.
Alınan orman ve ziraat mühendisi bilirkişiler raporunda taşınmazın 15-20 yaşlarında kızılçam gençliği ile kaplı olduğu, çevresinin yaşlı kızılçam ağaçları ile çevrili komşu ormanla kaynaşır durumda olduğu rapor edilmesine rağmen mahkemece taşınmazın tapu kapsamında olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Parsellere uygulanan Şubat 1948 tarih 66 numaralı tapu kaydı, 4595 m2 yüzölçümünde ve Hüseyin vereseleri, … … tarlası, yol, dere ve … Kabaker tarlası sınırlarını içermekte olup, çekişmeli taşınmazların ise sınırları eylemli ormandır. Dayanak tapunun Domuzdamı Mevkiinde, çekişmeli taşınmazlar ise Somaklı Mevkiindedir. Dayanak tapu sınırları ile mevkii itibariyle çekişmeli parsellere ait olmadığı açıktır.
Tapu ve zilyetlik yoluyla kişi ve kurumların ormandan toprak kazanmasını sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları da Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Ayrıca; orman içi açıklık ve boşluklar ile orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan funda ve makilik alanlar, yasa gereği orman sayıldığı için, 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesinin (a) ve (j) bentleri gereğince Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması öngörülmüştür. Bu tür yerler zilyetlik yolu ile kazanılamaz ve özel mülk olarak tescil edilemez.
Mahkemece değinilen yönler gözetilerek Hazinenin davasının tümden kabulü” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra davanın reddine, dava konusu Ahmetçe köyü 328 ada 16-17 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptaliyle orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 26/10/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.