Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/17308 E. 2013/5165 K. 26.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17308
KARAR NO : 2013/5165
KARAR TARİHİ : 26.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ile davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin Akbank T.A.Ş’ den davaya konu alacağı temlik aldığını, davadışı İsta Grup Mühendislik Mimarlık Isı Yalıtım Ltd.Şti. ile Akbank T.A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde davalıların da müteselsil kefil olduklarını ve davalıların bankaya olan 70.408,41-TL asıl alacak ile fer’ ilerini kapsayan bakiyeyi ödemediklerini, ihtiyati haciz kararı alındığını ve davalılar hakkında Samsun 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2008/9722 sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, her iki davalının takibe itirazı üzerine takibin durduğunu, üç ayrı krediden dolayı davalıların dava tarihi itibariyle toplam 133.310,23-TL borçlu olduklarını belirterek, itirazlarının iptaline, takibin devamına ve 133.310,23-TL’ nin davalılardan tahsili ile davalılar aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, takip konusu kredi sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, imza incelemesi yapılmasını, davadışı kredi borçlusu şirket ile müvekkilinin hiçbir ilgisinin bulunmadığını, bu şirkete kefil de olmadığını belirterek, haksız açılan davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …’ a yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermediği, ancak duruşmadaki beyanında sözleşmedeki imzasını kabul etmekle birlikte, asıl borçlu şirketin kendisini kandırarak kefil yaptığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davaya konu kredi sözleşmesinin banka tarafından önceden hazırlanmak suretiyle kefillere imzalatıldığı, bu koşulların açıkça tartışılarak kabul edildiğine, taraflara açıkça bilgi verilip bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlanmasına dair yasanın öngördüğü koşullara uygun bulunmadığı, dolayısıyla kefillerin, bu işlem koşullarını kabul ettiklerine ilişkin TBK’nun 21. maddesi kapsamında bir kabullerinin de bulunmadığı, sözleşmenin genel işlem koşullarına aykırı olduğunun açıkça anlaşıldığı, genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemelerin emredici olması sebebiyle ne zaman düzenlenmiş olursa olsunlar 6098 S. TBK hükümleri uygulanacağından davanın reddinin gerektiği, davalı … bakımından ayrıca sözleşme altındaki imzanın davalıya ait olmaması nedeniyle de davanın reddinin gerektiği belirtilerek, davanın reddine, davalı … vekilinin kötüniyet tazminat talebinin davacının kötüniyetli olduğu sabit olmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme 818 Sayılı Borçlar Kanunu’ nun yürürlükte olduğu dönemde düzenlenmiş ve kredi de sözleşme uyarınca anılan kanun yürürlükte iken verilmiştir. Bu durumda 6101 Sayılı Yürürlük Kanunu’ nun 1. maddesine göre olayda temerrüt, sona erme ve tasfiye sözkonusu olmadığı ve salt genel işlem koşullarına aykırılık, kamu düzeni ve genel ahlak kapsamında bulunmadığı gibi, Türk Borçlar Kanunu’ nun derdest davalara uygulanma koşulları da oluşmamıştır.
Mahkemece işin esasına girilerek davalıların takibe itirazında haklı olup olmadıkları üzerinde durulup toplanan deliller değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Ayrıca, davalı kefillerden …’ un ipotek verdiği de dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacının bu hususa değinerek imza incelemesiyle ilgili bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının da değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeyle hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına. peşin harcın istek halinde iadesine, 26.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.