YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/639
KARAR NO : 2010/3936
KARAR TARİHİ : 29.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : ORMAN YÖNETİMİ
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyü 195 ada 3 ve 4 parsel sayılı 14075 m2 ve 3068 m2 yüzölçümündeki taşınmazların, tapuda davalı adına kayıtlı olduğunu, 195 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kısmen 195 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tamamen yörede 1948 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını belirterek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu 195 ada 4 parselin tamamının, 195 ada 3 parselin 11.06.2006 günlü bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 5693 m2 bölümünün tapu kaydının iptaline, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazların tapu kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda dava konusu 195 ada 4 parsel sayılı taşınmaz tamamen, 195 ada 3 parsel sayılı taşınmaz kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, 1975 yılında yapılan ve kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 2. madde uygulaması ve 1984 yılında yapılan ve 31.10.1985 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması işlemi sırasında da yine orman sınırları içinde gösterilmiş, 1993 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazların, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata sonucu ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve … bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazların 1948 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, taşınmazların daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturmuşlarsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanama olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai), mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, davalı tarafından taşınmazın durumunu görmeden satın almasının yaşam kurallarına uygun olmayacağından eylemli orman olduğunu bilerek ve görerek satın alan davalının iyi niyetli olarak da kabul edilemeyeceği, davalı taşınmazı satın almışsa satış bedelini bu yeri kendisine satan kişilerden sebepsiz zenginleşme kurallarına dayanarak isteyebileceğine göre, davalının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının temyiz edene yükletilmesine 29/03/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.