YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2445
KARAR NO : 2010/1099
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, yasal şartları taşıması nedeniyle emekliliğe hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı 28.12.1972 tarihinde davalı Kurumca 1479 sayılı Yasaya tabi … sigortalısı olarak tescili yapıldığı ve geçmiş dönemlere ilişkin primlerini icraen ve rızaen ödediği halde, 5458 sayılı Yasadan yararlanıp emeklilik talebinde bulunduğunda hizmet süresinin 1 yıl 9 ay olduğunun bildirilmesi nedeniyle, dosyasındaki bilgiler değerlendirilerek, şartlarını taşıması halinde emekliliğine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulüyle, davacının 28.12.1972-19.9.1973 ve 21.9.1978-28.9.1997 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu … sigortalısı, 29.9.1997 tarihinden itibaren ise 1479 sayılı Yasa uyarınca isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine, davacının emeklilik talebinin sigortalılık süresi kesinleştikten sonra davalı Kurumca değerlendirilmesine karar verilmiş ise de; bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 28.12.1972 tarihli giriş bildirgesi üzerine davalı Kurumca (181455149) … nosuyla 1.10.1972 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, davacının 29.9.1997 tarihinde T-İB verdiği, 18.7.2001 tarihli T-İB ve isteğe bağlı sigortalılık talebiyle oda kaydı olmamasına rağmen prim ödediğinden işlem yapılmasını ve isteğe bağlı sigortalı olmak istediğini ve 1973-1978 yılları arasında Fransa da çalıştığını belirttiği, Kurumca 18.7.2001 tarihinde 279 nolu Genelge 1. kısım 4. bölüm 3. maddesine göre işlem yapılarak ödemesine göre tescili 23.6.1980 tarihine çekilerek terkli haliyle kabul edilen hizmet süresinin 23.6.1980-20.4.1982 tarihleri arasında 1 yıl 9 ay 27 gün olduğu ve 518,00 TL borçlu bulunduğu, davacının 1.10.1972-31.12.1977 tarihleri arası prim ve gecikme zammını 1980/177 sayılı icra dosyasında 23.6.1980 tarihinde bir kez 5.244,48 TL. olarak ödediği, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığınca davacının 15.8.1973 tarihli Fatsa ilçesinden sigortaya alınan esnaflara ait cetvelin 3. sayfasında seyyar taşçı olarak kaydının olduğu, 181455149 … nosuyla 4.4.1971, 16.4.1972 ve 25.2.1973 tarihli genel kurul toplantısı hazirun cetvellerinde isminin geçtiği, 8.4.1970 tarihinde 98 numarayla Marangoz ve İnşaat İşleri Derneğine kaydolduğu, Vergi kaydı ve Esnaf sicil kaydının bulunmadığı, tercüme edilmiş sürekli oturma kartına göre davacının Fransaya giriş tarihinin 21.9.1973, geçerlilik tarihi sonunun 20.9.1978 olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacının vergi kaydı yok ise de; dernek kaydı 8.4.1970 tarihinde başlamış olup, uyuşmazlık konusu olan 28.12.1972-19.9.1973 ve 21.9.1978-28.9.1997 tarihleri arasındaki dönemde 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalılık koşullarını taşımadığı anlaşılmakta ise de; davacı 31.12.1977 tarihine kadar olan primlerini icraen ödemiştir. Ancak davacı 21.9.1973-20.9.1978 tarihleri arasında Fransa’da çalışmıştır.
Davacının önceden …’a tescili bulunduğundan, Kurumca hiçbir araştırma yapılmaksızın davacı zorunlu sigortalı sayılarak İcra Müdürlüğünün 1980/177 takip sayılı dosyasında icra yolu ile 31.12.1977 tarihine kadar olan prim borçları tahsil edilmiştir. Davacıyı kendi hatalı işlemi nedeniyle yıllarca sigortalı sayan Kurumun, davacıya sigortalı olduğu inancını verdikten sonra yaptığı yanlışlığın farkına vararak sigortalılık süresini indirmesi iyi niyetten uzaktır. Yargıtay H.G.K.’nun 01.10.1997 gün, 1997/10-578 E., 1997/758 K.sayılı kararında da belirtildiği üzere; davacının, Sosyal Güvenlik Hukuku ilkeleri ve Medeni Kanunu’nun 2. maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak primi alınan süreler bakımından zorunlu sigortalı kabul edilmesi gerekir.
Öte yandan Dairemizin istikrar gösteren içtihatlarına göre davacının zorunlu sigortalılık koşullarını taşımadığı dönem için Kurum’un hatalı işlemi sonucu geriye yönelik prim yatırması yararına kazanılmış hak oluşturmaz. Ancak, fazla prim ödemeleri ödeme tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilebilir. Y.H.G.K’nun 20.11.2002 gün ve 21/892-990 sayılı kararları da bu yöndedir.
Yapılacak iş; davacıyı primleri ödenen 1.10.1972 tarihinden itibaren Fransa’da sürekli çalışıp oturmaya başladığı 21.9.1973 tarihine kadar olan dönem arasında 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı kabul etmek, kalan prim ödeme süresini kurumdan sorup karşıladığı süre kadar, her ne kadar kişinin yurdışında bulunması veya yurtdışında çalışması Türkiye’de isteğe bağlı sigortalı olmasına engel değilse de kararı davacının temyiz etmediği de gözetilerek Fransa’dan döndüğü 20.9.1978 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı kabul edilip, buna göre tam veya kısmi yaşlılık aylığı şartlarını değerlendirerek çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.