Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9234 E. 2010/6141 K. 31.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9234
KARAR NO : 2010/6141
KARAR TARİHİ : 31.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, maluliyet oranının tespiti ile maluliyet aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının maluliyet durumunun tespiti ile maluliyet aylığı bağlanılmasına ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının çalışma gücünü 2/3 oranında kaybettiğinin ve 01.12.2008 tarihinden itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.
Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesidir. Anılan maddeye göre, “Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak şevklere, çalışma gücü kaybı, geçici … göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile … kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usul ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye, usulüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir. Usulüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle; yurt dışında tedavi için yapılacak şevklere, vazife malullük derecesini, … kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usulüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu giderek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu aracılığıyla yaptırılmalıdır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurumun 22.07.2004 tarihli yazısı ile 14.05.2004 ve 05.01.2005 tarihli raporların Kurum Maluliyet Dairesi Başkanlığınca incelenmesi sonucunda davacının 2/3 oranında çalışma gücünü kaybetmediğinin kabul edildiği, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 07.11.2006 tarihli kararı ile davacının 2/3 oranında çalışma gücünü kaybetmediğinin bildirildiği, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan alınan 11.07.2008 tarihli raporda davacının Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü uyarınca beden çalışma gücünün en az 2/3 ünü kaybettiğinin tespit edildiği, çelişki üzerine Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan alınan 27.11.2008 tarihli rapora göre davacının Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü uyarınca Meslek Grup Numarası (1) kabul edilerek yaşına göre % 66 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda gerek Adli Tıp Kurumunda alınan raporda gerekse Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından düzenlenen raporda davacının 2/3 oranında maluliyete girdiği tarihin tespit edilmemiş olması nedeni ile maluliyet aylığının başlangıç tarihi ile ilgili bir sonuca varmak mümkün değildir.
Yapılacak … Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan davacının 2/3 oranında maluliyete giriş tarihini sormak ve 2/3 oranında maluliyete giriş tarihini takip eden ay başından itibaren maluliyet aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 31.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.