YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10722
KARAR NO : 2010/7818
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, tahsis talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 31.12.1988 tarihli yönetim kurulu toplantısında ismi geçmediği gerekçesiyle bu tarih itibariyle sigortalılığını durduran ve vergi kaydı nedeniyle 01.01.1992-30.11.1993 tarihleri arasında sigortalı olduğunu kabul eden, ancak 5400 gün prim ödenmediği gerekçesiyle tahsis talebini reddeden Kurum işleminin iptali ile tahsis talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının 31.12.1988 tarihinden sonra alınan primlerin isteğe bağlı sigorta primi olarak değerlendirilerek 31.05.2006 tarihli talebi sebebiyle takip eden aybaşı olan 01.06.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbitine karar verilmiştir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş, ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş, ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 19.06.1982 tarihli bildirgeye göre A.Ş ortaklığı nedeniyle 24.06.1980 tarihi itibariyle tescil edildiği, 01.01.1992-30.11.1993 tarihleri arasında vergi kaydının bulunduğu, başkaca bir kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının 1479 sayılı Yasa gereği tescili 1982 yılında A.Ş ortaklığı nedeniyle geriye yönelik olarak yapılmış,31.12.1988 tarihli yönetim kurulu toplantısında ismi geçmediği için Kurum tarafından sigortalılığı bu tarih itibariyle durdurulmuştur.Davacı vergi kaydı nedeniyle 01.01.1992-30.11.1993 tarihleri arasında da Kurum tarafından sigortalı kabul edilmektedir.Davacının 31.12.1988 tarihinde A.Ş ortaklığı sona erdiğinden ve vergi kaydı dışında başkaca bir kaydı bulunmadığından 1982 yılında yürürlükte bulunan 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesi gereğince uyuşmazlık konusu 31.12.1988-01.01.1992 ve 30.11.1993 tarihinden sonraki dönem için sigortalılık koşullarının oluşmadığı ortadadır. Öte yandan, Kurum’un 07.03.2009 tarihli yazısına göre davacının uyuşmazlık konusu dönemi kapsayan 24.06.1980-30.11.1999 tarihleri arasına ilişkin primleri 09.11.1999 tarihinde tahsil edilmiş ve davalı Kurum tarafından uzun süre kullanılmış olduğundan, Kurum’un bu süreyi iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından bu süreyi de sigortalılık süresi olarak kabul etmek gerekir.
Ne var ki,uyuşmazlık konusu dönemi kapsayan 01.12.1999-31.05.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise davacının sigortalılık koşulları oluşmadığı gibi davacı bu döneme ilişkin primleri 26.05.2006 tarihinde ödemiş ise de, 1999 yılından sonra 26.05.2006 tarihine kadar ki bu ödemesinin dışında Kurum’a yaptığı prim ödemesi olmadığı gibi tahsil edilen bu döneme ilişkin primlerin Kurum tarafından uzun süre kullanılmış olduğundan da sözedilemez.Bu nedenle bu dönemde davacının sigortalı sayılması doğru değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1.10.1997 gün ve 1997/10-578 Esas, 1997/758 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.
Yapılacak iş; davacının primleri tahsil edilen ve Kurum tarafından uzun süre kullanılan uyuşmazlık konusu olan dönemi kapsayan 24.06.1980-30.11.1999 tarihleri arasındaki dönem yönünden 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tesbitine, uyuşmazlık konusu olan dönemi kapsayan 01.12.1999-31.05.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise sigortalılık isteminin reddine, kabul edilen 24.06.1980-30.11.1999 tarihleri arasındaki sigortalılık süresi ile birlikte davacının yaşlılık aylığı talebi değerlendirilerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.07.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.