YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10267
KARAR NO : 2010/11939
KARAR TARİHİ : 06.10.2010
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1979 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 169 ve 323 parsel sayılı sırasıyla 5.100 m2 – 5.800 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile … … adına tespit ve tescil edilmiş, satış yoluyla davalı …’a geçmiştir. Davacı …, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan kesimlerinin tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, davalı kişinin el atmasının önlenmesi istemiyle her bir parsel hakkında ayrı ayrı dava açmıştır. Hazine, aynı yöndeki istemle davaya katılmıştır. Mahkemece, dava dosyaları birleştirildikten sonra davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilerek dava konusu parsellerin (A) ile işaretlenen bölümlerinin kayıt maliki üzerinde bırakılmasına, (B) ile işaretlenen kesimlerinin orman niteliği ile Hazine adına, 169 parselin (C) ile işaretlenen kesiminin ise 2/B niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen orman ve 2/B sınırı içinde kalan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali tescil ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 26/03/1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2 madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 21/04/2003 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihi itibariyle kesinleşen 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1- Hazine ve Orman Yönetiminin 323 parsele yönelik temyiz itirazları yönünden; Dairenin geri çevirme kararı üzerine getirtilen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/107-2005/80 sayılı dosyası incelendiğinde; Hazinenin çekişmeli 363 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen tahdit içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiası ile dava açtığı, mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verildiği, temyiz edilmeksizin kesinleştiği ancak henüz tapuda infaz edilmediği tespit edilmiştir…. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/107-2005/80 sayılı dosyası ile temyize konu dosyanın birleştirilerek görülmesi zorunlu ise de Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/107-2005/80 sayılı ilamıyla 323 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine
adına tapuya tesciline karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleştiğinden bu ilam Hazine ve tapu maliki … yönünden H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm niteliğindedir. Bu durumda temyize konu dosyada Hazine ve Orman Yönetiminin 323 parsele yönelik davalarının konusu kalmamıştır. Mahkemece 323 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına yönünde karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir .
2- Hazine ve Orman Yönetiminin 169 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince mahkemece bu yer hakkında yapılan araştırma inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; Dairenin geri çevirme kararı üzerine getirtilen … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/115-2005/81 sayılı dosyası incelendiğinde; Hazinenin çekişmeli 169 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen tahdit içinde iken 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı iddiası ile dava açtığı, mahkemece davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) ile işaretlenen 3.900 m2 yüzölçümlü bölümünün Hazine adına, (A) ile işaretlenen 1.200 m2 yüzölçümlü kesiminin kayıt maliki üzerinde bırakılmasına karar verildiği, Hazinenin temyizi üzerine Dairece 31.12.2008 tarihinde onanarak kesinleştiği ancak henüz tapuda infaz edilmediği tespit edilmiştir.
… Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/115-2005/81 sayılı dosyasında hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ekindeki hat uygulaması ve temyize konu dosyada karara dayanak alınan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen krokideki hat uygulaması ile bir örneği dosyada yer alan tahdit haritası birbiri ile çelişiktir. Mahkemece bu çelişkiler ve farklılıklar üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir. Tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu haliyle uzman bilirkişinin orman tahdit haritası ve tutanakları ile kadastro paftasını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır. … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/115-2005/81 sayılı dosyasında orman yönetimi taraf olmadığından ve her iki dosyadaki dava sebepleri farklı olduğundan bu dosya temyize konu dosya yönünden H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm oluşturmaz.
Diğer taraftan kabule göre de; Orman Yönetiminin, kesinleşen tahdit alanında kalan taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili ve davalının el atmasının önlenmesi istemiyle dava açtığı, Hazinenin de aynı yöndeki istemle davaya katıldığı ve temyize konu taşınmazın (B) ile işaretlenen kesiminin kesinleşen tahdit haritası içinde kaldığı belirlenerek bu bölümün tapu kaydının iptaline karar verildiği halde mahkemece el atmanın önlenmesi istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 26/03/1982 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 21/04/2003 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihi itibariyle kesinleşen 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, işi bitirme, sonuçları ilan tutanakları, çalışma tutanakları ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir orman tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örnekleri orman yönetiminden, çekişmeli taşınmaz ile komşularını gösterir 1979 yılında düzenlenen 2 nolu kadastro paftasının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örneği kadastro müdürlüğünden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper
noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle çizilmek ve taşınmazın tahdit içinde, dışında ve 2/B alanında kalan bölümlerinin yüzölçümleri X ve Y değerli koordinatlı krokide gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 06/10/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.