Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/9758 E. 2010/6588 K. 08.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/9758
KARAR NO : 2010/6588
KARAR TARİHİ : 08.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacı, prim tevkifatı yapılan listede …olarak yazılan adının … olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, husumet yönünden reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Davacı davalı TMO’na teslim ettiği ürün bedellerinden dolayı kesilen … primi ile ilgili tevkifatta adının … olduğu halde … olarak yazıldığı bu nedenle … (SGK) tarafından sigortalılık işlemlerinin yapılmadığını ileri sürerek bu yanlış yazılan isminin … olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın davacının Tarım … sigortalılığının tesbitine yönelik olduğu davanın SGK aleyhine açılması gerektiği gerekçesiyle “davanın husumet yönünden reddine ” karar verilmiştir.
Dava dilekçesinin içeriğinden davacının tevkifat belgesindeki isim yanlışlığının düzeltilerek kesinti yapılan yıllarda tarım … sigortalısı olarak tescil edilmesini amaçladığı anlaşılmaktadır. Nitekim mahkemece de bu olgu belirlenmiştir. Tevkifat belgesindeki ismin düzeltilmesine ilişkin dava sonucunda verilecek hüküm gerek SGK Başkanlığının gerekse T.M.O.’sinin hak alanını etkilediğinden T.M.O. ile SGK Başkanlığı arasında maddi bakımdan zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
Dava konusu olan hukuki ilişki birden fazla kişi arasında ortak olup da, bu hukuki ilişki hakkında mahkemece bütün ilgililer için aynı şekilde ve tek bir karar verilmesi gereken hallerde, dava arkadaşlığı maddi bakımdan zorunludur. Burada dava arkadaşları arasındaki hukuki ilişki çok sıkı olup dava birarada görülmelidir.
Davalılar arasında (pasif) maddi bakımdan zorunlu dava arkadaşlığı bulunması halinde, davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Dava bütün dava arkadaşlarına karşı değil de bunlardan birine veya bir kaçına karşı açılmış ise bu halde, dava sıfat yokluğundan reddedilemez. Mahkemenin, davayı diğer dava arkadaşlarına da teşmil etmesi için davacıya bir süre vermesi, davacı bu süre içinde davayı diğer dava arkadaşlarına da teşmil ederse davaya devam etmesi gerekir. Davanın teşmili müessesesi uygulamada ” dahili davalı ” olarak nitelendirmekte olup, davayı teşmil eden davacının bu işlem için ayrı bir başvuru harcı ödemesi gerekir. Gerekli harç ödenmez ise mahkeme davacının davanın teşmili talebini inceleme konusu yapamaz ve davanın teşmil edildiği kişi ihbar olunan üçünçü kişi olarak kabul edilir, aleyhine hüküm kurulamaz.
Bu tür davalar kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece gerekli inceleme ve araştırmanın re’sen yapılarak sonuca gidilmesi gerekir. Nitekim Mahkemece öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumunun davaya dahil edilmesi için davacıya mehil verilmiş ise de, bilahare husumetten davanın reddi cihetine gitmiştir.
Yapılacak iş; davacıya davayı SGK Başkanlığına yöntemince yöneltmesi için önel vermek ve SGK Başkanlığının göstereceği deliller toplandıktan sonra çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Hatalı işlem yaptığı ileri sürülen davalı TMO yanında SGK Başkanlığı da davaya dahil edilerek, işin esasına girilip sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 8.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.