Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/6013 E. 2010/3684 K. 01.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/6013
KARAR NO : 2010/3684
KARAR TARİHİ : 01.04.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 42.010.142.03908 sicil numarası ile Kuruma bildirilen sigortalı çalışmaların kendisine ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, 01.12.1981 tarihinde … sicil numarası ile … oğlu 01.07.1963 … doğumlu … adına görünen kimlik bilgilerinin … oğlu 26.01.1965 … doğumlu … olarak düzeltilmesi ve bu bildirge ile bildirilen hizmetin davacıya aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, dinlenen tanıkların bu bildirgenin davacıya sigorta girişi sağlamak amacıyla verildiğini, gerçekte davacının fiili hizmetinin bulunmadığını bildirmeleri nedeniyle istemin reddine karar verilmiştir.
Bu tür davalar için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurumun davacının kimlik bilgileri ile … sicil numarasındaki sigortalının kimlik bilgilerinin farklı olduğu,bu nedenle iki sicil numarasındaki hizmetlerin birleştirilemeyeceğinin bildirildiği, 14203908 sicil numaralı işe giriş bildirgesinde … oğlu … 1963 doğumlu … …’nın 01.12.1981 tarihinde 38808 işyeri sicil numaralı işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin 19.04.1982 tarihinde Kuruma verildiği,bildirgede cilt, sayfa ve hane numarasının yazılı olmadığı, davacının Konya ili, … ilçesi, Merkez, cilt no 1,hane no 177 de nüfusuna kayıtlı … ve … oğlu … 26.01.1965 doğumlu … olduğu, Nüfus Müdürlüğünün yazısına göre,… oğlu 01.07.1963 doğumlu …’ın kaydına rastlanmadığı, dönem bordrolarının getirtilmediği,zabıta araştırması yapılmadığı anlaşılmaktadır.Mahkemece davacının talebi dikkate alınarak işin esasına girilip işe giriş bildirgesinin ve bu bildirgedeki çalışmaların kime ait olduğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken, bordro veya komşu işyeri tanığı olup olmadıkları belli olmayan tanıkların ve davacının sözkonusu işyerinde fiili çalışması olmadığı yönündeki beyanlarına dayanılarak davacının fiili çalışması olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi isabetsizdir.Yapılacak iş; davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, davacının talebi ile ilgili işin esasına girmek, dönem bordrolarını getirtmek, davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tesbit edip beyanlarına başvurmak, zabıta araştırması yaptırmak suretiyle … oğlu 01.07.1963 doğumlu … isimli bir kişinin bulunup bulunmadığını tesbit etmek var ise dava onunda hak alanını ilgilendirdiğinden davacıya bu kişiyi yöntemince davaya dahil etmesi için önel vermek ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre davacının talebi ile ilgili karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.