YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18144
KARAR NO : 2013/6277
KARAR TARİHİ : 01.04.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 18/08/1989-05/02/2003 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava; davacının davalıya ait işyerinde 18.08.1989 – 05.02.2003 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece ilk olarak; 1994 yılından önceki dönem için hak düşürücü sürenin geçtiğinden bahisle ve bu tarihten sonrası için de davacı tarafından, dosyada mevcut ve davacının imzası bulunan ücret bordroları mevcut olduğundan, dava yazılı belge ile ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin red kararı üzerine Dairemizce yapılan inceleme sonucu; 30.06.2009 Tarih ve 2008/11551 esas, 2009/10218 karar sayılı bozma ilamı ile; somut olayda davacının 18.08.1989 01.11.1993 ve 01.03.1994 tarihli bildirgelerle çalışmaları bildirildiğinden ve askerlik süresince davacının iş akdi sona ermeyip askıda olduğundan, dava 10.09.2003 tarihinde açılmakla; 1994 öncesi dönemle ilgili hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemeyeceği, ayrıca dosyadaki tanık beyanlarından davacının bordrolarda imzasının olmadığı ve bordro düzenlenmeyen 03.02.2006 tarihli bilirkişi raporu ile belirlenen 117 günlük süredeki çalışması ispatlandığından, bu 117 günlük süreye ilişkin talebin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek mahkemece; 1994 öncesi dönemle ilgili talep yönünden işin esasını inceleyip çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, 1994 sonrası için ise bu dönemdeki 117 günlük çalışmanın tespitine karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir.
Dairemizin söz konusu bozma ilamından sonra mahkemece, 1994 yılı öncesi için araştırma ve yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın dosyanın geçirdiği aşama gerekçe gösterilerek; 1994 öncesi dönem açısından incelenen davacı bordrolarında 1992/1 dönemi bordrosu 36 gün, 1993/3 bordrosu 30 gün, 1990/2 bordrosu 30 gün ve 1989/3 bordrosu 112 gün olmak üzere toplam 208 gün üzerinden ve 1994 sonrası 117 gün olmak üzere, davacının toplam 325 gün süreyle davalı işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 18.08.1989, 01.11.1993 ve 01.03.1994 tarihlerinde davalı işyerince davacı adına düzenlenen işe giriş bildirgeleri bulunduğu, davacının davalı işyerinde geçen; 18.08.1989 – 30.04.1992 tarihleri arsındaki 614 günlük, 01.11.1993 – 31.12.1993 tarihleri arasındaki 42 günlük ve 01.03.1994 – 16.02.2003 tarihleri arasındaki 2.540 günlük çalışmasının davalı Kurum’a bildirildiği, davacının 28.05.1992 – 28.08.1993 tarihleri arasında askerlik yaptığı, davalı işyerinin 01.09.1986 tarihinden beri yasa kapsamında bulunduğu, işe giriş bildirgeleri ve ücret bordroları üzerinde yaptırılan imza incelemesinde bilirkişi tarafından, işe giriş bildirgelerindeki imzaların davacıya ait olduğu, ücret bordrolarındakilerin ise olmadığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda; bozma ilamından önce düzenlenen ve yanılgılı değerlendirme ile davacının 1994 yılından önceki çalışmalarının hak düşürücü süreye uğradığını bildiren bilirkişi raporu esas alınarak, bozma ilamında belirtildiği şekilde, 1994 yılı öncesi dönemle ilgili talep yönünden işin esası incelenip yeniden değerlendirilmeden, 1994 yılı sonrası dönem için ise; kabul edilen 117 günlük çalışma, 1994/1. dönem – 1999/Eylül ayları arasına ilişkin olmakla, 1999/Eylül ayından sonrasına ilişkin talebin hangi gerekçelerle reddedildiği ortaya konulmadan, davacının çalışmalarının hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya konulabilmesi için başkaca bordro ve komşu işyeri tanıkları dinlenilmeden yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Mahkemece yapılacak iş; dönem bordrolarından ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, gerekiyorsa yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtlanarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacı ile davalılardan …’a iadesine, 01/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.