YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/18197
KARAR NO : 2010/1006
KARAR TARİHİ : 09.02.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı,1479 sayılı Yasa sigortalılığının 3.3.1998 tarihi itibariyle sona erdiğinin ve yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine,tahakkuk etttirilen primlerin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı …K vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının 03.03.1998 tarihi itibarıyla sona erdiğinin ve talep tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ile 03.03.1998 tarihinden sonra tahakkuk ettirilen primlerin iptalini istemiştir.
Mahkemece, davacının esnaflığının 03.03.1998 tarihinde sona erdiğinin tespitine, bu tarihten itibaren 15.08.2005 tarihine kadar tahakkuk ettirilen 22.590,99YTL pirim borcunun iptaline, 30.01.2007 tarihli kısmi yaşlılık aylığı talebi dikkate alınarak 01.02.2007 tarihinden itibaren davacıya kısmi yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmiş ve bu karar davalı Kurum vekilince süresinde temyiz edilmiştir.
Davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının 03.03.1998 tarihinde sona erdiğinin kabulü yerindedir. 03.03.1998 tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirilen pirim borcunun iptali de esas olarak doğrudur. Ancak davalı kurumun 12.03.2007 tarihli cevabi yazılarında bildirilen 22.590,99YTL borcun ne kadarının 03.03.1998 tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirildiği, diğer bir deyişle bu borcun içerisinde davacının sigortalı olduğu 03.03.1998 tarihinden önceki döneme ilişkin primlerin bulunup bulunmadığı belli değildir. Hal böyle olunca kurumun bildirdiği borcun ne kadarının 03.03.1998 tarihinden sonrasına ve ne kadarının 03.03.1998 tarihinden öncesine ilişkin olduğu belirlenmeden, bu borcun tamamının 03.03.1998 ile Kurumun sigortalılığın sona erdiğini kabul ettiği 15.08.2005 tarihleri arasında kalan döneme ait olduğunun kabulü ile iptali hatalıdır.
Öte yandan 1479 sayılı Yasa’nın 35/a maddesine göre yaşlılık aylığından yararlanabilmek için sigortalının yazılı talepte bulunması, talepte bulunduğu tarihte prim ve her türlü borçlarını ödemiş olması, gerekir. Somut olayda sigortalının hiçbir tereddüt ve duraksamaya yol açmayacak biçimde tahsis talep tarihinde sigortalı olduğu süre ile ilgili olarak pirim ve her türlü borçlarının ödediğinin belirlenmediği ortadadır. Hal böyle olunca da eksik araştırma ile davacının yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi de isabetsizdir.Ayrıca davacının 1479 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının 03.03.1998 tarihinde sona erdiğinin tespiti yerine esnaflığının aynı tarihte sona erdiğinin tespitine karar verilmeside hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı SGK (…’un) temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 09.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.