Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/11087 E. 2010/7713 K. 29.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11087
KARAR NO : 2010/7713
KARAR TARİHİ : 29.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisi …’in davalılardan işverene ait işyerinde çalışırken ölümü ile sonuçlanan kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacıların Murisi …’in ölümü ile sonuçlanan zararlandırıcı olayın iş kazası olduğunun tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak dava kabul edilmiştir.
Davacıların Murisi …’in Irak’ta bulunan işyerinde davalı şirketin işçisi olarak çalışmakta iken, 11.09.2006 günü kendisini kaçıran teröristler tarafından öldürülmesi şeklinde meydana gelen olayın davalı işveren yönünden “iş kazası” olduğu tartışmasızdır. Uyuşmazlık olayın, Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden 506 sayılı Yasa’nın 11. maddesine göre “iş kazası” sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 86.maddesinde SGK’nun 2.ve 3.maddelere göre sigortalı bulunmayanların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca onanacak genel şartlarla(iş kazalarıyla meslek hastalıkları), (hastalık) ,(analık), (malullük,yaşlılık ve ölüm) sigortalarından birine,birkaçına veya hepsine toplu olarak tabi tutulmaları için işverenlerle sözleşmeler yapabileceği bildirilmiştir.
Davacı ile davalı şirket arasında yapılmış İş ve İşçi Bulma Kurumu tarafından onaylı hizmet sözleşmesinde, davacının davalı şirketin Irak’taki işyerinde çalıştırılması kararlaştırılmış ve sosyal güvenliğinin uzun vadeli sigorta kollarında topluluk sigortası ile sağlanması öngörülmüş, kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası ve meslek hastalıkları dahil) topluluk sigortası kapsamı dışında bırakılmıştır. Dosya içeriğinden de, yurt dışında çalışmakta iken kazaya maruz kalan işçinin iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı topluluk sigortası yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı ile davalı şirket arasında yapılmış Türkiye iş Kurumu tarafından onaylı hizmet sözleşmesinde, davacının davalı şirketin Irak’da üstlendiği otoyol inşaatı işyerinde çalıştırılması kararlaştırılmış ve sosyal güvenliğinin uzun vadeli sigorta kollarında topluluk sigortası ile sağlanması öngörülmüş, kısa vadeli sigorta kolları (iş kazası ve meslek hastalıkları dahil) topluluk sigortası kapsamı dışında bırakılmıştır. Dosya içeriğinden de, yurt dışında çalışmakta iken kazaya maruz kalan işçinin iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı topluluk sigortası yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Kamu hukuku alanına giren, sosyal güvenlik hukukunun hizmet akdiyle çalışanlar yönünden başlıca kaynağını oluşturan, 506 sayılı Yasa Sosyal Sigortalar Kurumu’na yükümlülükler getiren bir sosyal güvenlik sözleşmesi veya topluluk sigortası bulunmadığı takdirde kural olarak Türk Milli sınırları içerisinde ve Türkiye’de tescilli işyerleri ve işverenler ile yasa kapsamındaki işçiler için uygulanabilir. Başka bir anlatımla, 506 sayılı Yasa’nın uygulama alanı devletin hükümranlık sahası ile sınırlı olup, ülke sınırları dışında uygulanamaz.
506 sayılı Yasa’nın ülke dışında meydana gelen sigorta olaylarında uygulanabilmesi Sosyal Sigortalar Kurumu’na yükümlülükler getiren sosyal güvenlik sözleşmesi veya kısa vadeli sigorta kollarını da kapsayan topluluk sigortaları bulunması halinde mümkün olabilir. Somut olayda, davacıların murisinin davalı işverenin yurtdışında Irak’ta bulunan işyerinde çalışmakta iken zararlandırıcı olaya maruz kaldığına ve Irak ile Türkiye arasında Sosyal Sigortalar Kurumu’nu yükümlülükler altına sokan Sosyal Güvenlik Sözleşmesi bulunmadığına ve topluluk sigortası iş kazasını kapsamadığına göre olayın Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden iş kazası sayılması mümkün değildir.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular gözetilmeden, dava konusu olayın Sosyal Sigortalar Kurumu yönünden de iş kazası sayılması sonucunu doğuracak biçimde yazılı olduğu üzere karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum’un bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz hacının istek halinde davacıya iadesine, 29.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.