YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11045
KARAR NO : 2010/7860
KARAR TARİHİ : 01.07.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, kuruma prim borcu olmadığından 17.5.2004 tarihli tahsis talebine göre yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 17.05.2004 tahsis talep tarihine göre yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının tahsis talep tarihinde prim borcu bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. .
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu … sigortalısı olarak 09.10.1985 tarihinde vergi kaydı nedeniyle tescil edildiği, 04.03.1996 tarihinde oda kaydı sona erdiğinden terkin edildiği,10 yıl 4 ay 26 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu,davalı Kurum’ca,17.05.2004 tahsis talep tarihinde yapılan incelemede,davacının Esnaf Sicil Memurluğu kaydının 1985 yılından itibaren devam ettiği tesbit edilerek, zorunlu … sigortalılığının başlangıç tarihinden itibaren devam ettiğine karar verildiği ve prim borcu çıkarıldığı,davacının 19.09.2002-30.04.2004 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı … sigortalısı olduğu,1 yıl 7 ay 11 gün prim ödeme gün sayısının bulunduğu, 1985, 1986, 1987,yıllarında ve 1997/1,9. aylarda, 2002/12, 2003/1, 3, 3, 6, 6, 7, 8, 9, 12. aylarda, 2004/2, 3, 4. aylarda prim ödemelerinin olduğu,09.10.1985-20.05.1987 tarihleri arasında vergi kaydının, Akşehir Bakkallar ve Bayiler Odası’na 08.10.1985-04.03.1996 tarihleri arasında kaydının olduğu,Konya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’ne 22.10.1985 tarihinde kayıt edildiği, kaydının devam ettiği, 09.09.1963-23.08.1969 tarihleri arasında 435 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığının bulunduğu, 2 yıl 6 aylık askerlik süresini borçlandığı, 03.03.2003 tarihinde borcunu ödediği anlaşılmaktadır.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kurulumu kaydı aranırken 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görürmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24.madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde yeniden değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş, ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
22.02.2006 gün ve 5458 sayılı Sosyal Güvenlik Prim Alacaklarının Yeniden Yapılandırılması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 13.maddesi ile değişik 1479 Sayılı Kanunun Ek 19.maddesinde; “Bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre
kayıt ve tescili yapıldığı halde, beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurum’ca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödemesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur. Prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez…”
Aynı kanunun 14 üncü maddesiyle 1479 sayılı Kanun’a eklenen Geçici 26. maddesinde ise “Bu Kanun ve 2926 sayılı Kanun’a göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, 31/3/2005 tarihi itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalılar veya hak sahiplerinden bu sürelere ilişkin prim borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunmayanlar veya yeniden yapılandırma talebinde bulundukları halde yapılandırma haklarını kaybedenler hakkında Ek 19 uncu madde hükmü uygulanır” denmektedir. Anılan maddeler uyarınca, …’la sigortalılık ilişkisi sadece kayıtlar düzeyinde kalan, prim ödemesi bulunmayıp, sigorta kollarından yararlanmayan, bu nedenle de Kurum’la fiilen sigortalılık bağlantısı bulunmayanların sigortalılık sürelerinin durdurulması ve bu sürelere ilişkin sigorta primlerine Kurum alacakları içerisinde yer verilmemesi amaçlanmıştır. Ek19.madde, bu kapsamda bulunan sigortalılara borçlarından imtina, bu yolla sigortalılık sürelerini değerlendirmeme, primi ödenen sigortalılık sürelerini ise, hizmet birleştirmesinde ya da …’dan yaşlılık aylığı tahsisinde kullanabilme hak ve olanağı vermektedir.
17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 73.maddesi ile eklenen 5510 Sayılı Kanunun geçici.17 maddesinde; kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı Kanun’lara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurum’ca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığının durdurulacağı, prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilemeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyeceği, Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği, ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80 inci maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği düzenlenmiştir.
14 Ocak 2009 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5510 Sayılı Kanun Gereğince Kendi Adına Ve Hesabına Bağımsız Çalışanlardan 5 Yılı Aşan Süreye İlişkin Prim Borcu Bulunanlar İçin Yapılacak İşlemler Hakkında Tebliğ’in “Sigortalılığın Durdurulması Ve Sigortalılık Sürelerinin Değerlendirilmesi” başlıklı (B) maddesinin ilk üç fıkrasında ; 1-Prim borcu ödenmeyen süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin prim alacakları takip edilmeyerek Kurum alacakları arasında yer verilmez. 2-Tebliğ’in yayımından önce veya yayımını takip eden aybaşından itibaren altı aylık süre içerisinde ödenen prim tutarlarına göre sigortalılık süresi belirleneceğinden, Tebliğ’in yayım tarihinden önce veya Tebliğ’de öngörülen altı aylık süre içerisinde de hiç prim ödemesi bulunmayanların sigortalılıkları sigortalılık başlangıç tarihi itibariyle, kısmi ödeme yapanların sigortalılıkları ise ödedikleri primlerin karşıladığı ay sonu itibariyle durdurulur. 3-Tebliğ’in yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren prim ödenmesi için verilen altı aylık süreyi beklemeksizin Kurum’a yazılı başvurarak sigortalılıklarının durdurulmasını isteyen sigortalı ve bunların hak sahipleri hakkında da altı aylık sürenin dolması beklenmeksizin 2 nci madde gereğince işlem yapılır, sigortalılıkları
önceki kanunlara göre durdurulanlar için de bu maddenin ikinci fıkrası hükmü uygulanır, şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda, mahkemece davacının 04.03.1996 tarihinden itibaren 5 yıldan fazla süreye ilişkin prim borcu bulunduğu nedeniyle 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesince zorunlu … sigortalılığının 04.03.1996 tarihinde durduğunun ve 19.09.2002-30.04.2004 tarihleri arasında davacının esnaf sicil odası kaydının devam ettiği nedeniyle zorunlu … sigortalısı olması gerektiğine yönelik tesbiti doğrudur.Ancak, davacı tarafından isteğe bağlı … sigortalılığı kolundan sağlık primsiz olarak 2002/12, 2003/1, 3, 3, 6, 6, 7, 8, 9, 12 2004/2, 3, 4. aylarda yatırılan primleri aynı dönemlere ilişkin olarak zorunlu … sigortalılığı kolundan yatırıldığının kabul edilmesi halinde, isteğe bağlı … sigorta kolundan yatırılan primlerin zorunlu … sigorta kolundan yatırılan primlerden yüksek olacağı da düşünülerek, tahsis talep tarihi itibariyle prim borcu bulunup bulunmadığı araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş; davacının isteğe bağlı … sigortalılığı kolundan sağlık primsiz olarak 2002/12, 2003/1, 3, 3,6, 6, 7, 8, 9, 12, 2004/2, 3, 4. aylarda yatırdığı primlerin aynı dönemlere ilişkin olarak zorunlu … sigortalılığı kolundan yatırıldığını kabul ederek tahsis talep tarihi itibariyle prim borcu bulunup bulunmadığını araştırmak, kısmi aylık şartlarının oluşup oluşmadığını incelemek ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.