YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16660
KARAR NO : 2010/2668
KARAR TARİHİ : 03.03.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak … Köyünde bulunan dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, verilen kesin süre içinde dava ettiği taşınmazın ada ve parsel numarasını bildirmediğinden 3402 Sayılı Yasanın 28/2 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, dava konusu yerin tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkilidirler. Kadastro Mahkemelerinde arşiv bulunmamaktadır. Bu sebeple; mahkemece davacı kişi veya kişilere dava ettikleri taşınmazın ada ve parsel numarasını bildirmek üzere kesin süre verilemez. Aksi durumda, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi davaya konu taşınmazın ada ve parsel numarası belli olmadığından esas hakkında hüküm kurulamayacak ve infazı olanaklı olmayan karar verilecektir. Bu sebeple mahkemece, keşif günü verilip, davacı tarafından keşif giderinin mahkeme veznesine depo edilmesi halinde taşınmaz başına gidilerek dava edilen yerin ada ve parsel numarası belirlenip tarafların delil ve belgeleri uygulanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı …’n temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 03/03/2010 günü oybirliği ile karar verildi.