Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/11013 E. 2013/7650 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11013
KARAR NO : 2013/7650
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar, iş kazası sonucu maluliyetten doğan manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davanın reddine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16/04/2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat … ile karşı taraf vekili Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, 25.06.2000 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda % 100 oranında sürekli iş göremez hale gelen dava dışı siğortalı … eş ve üç çocuğunun manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacıların manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
818 Sayılı Borçlar Kanununun 47. maddesine göre manevi tazminat isteme hakkı doğrudan doğruya cismani zarara uğrayan kişiye aittir. Yansıma yoluyla aynı eylem nedeniyle manevi üzüntü duyanlar manevi tazminat isteyemezler. Ancak cismani zarar kavramına (B.K.46 ve 47) ruhsal bütünlüğün ihlali sinir bozukluğu veya hastalığı gibi hallerin girdiği bu maddelerde sadece maddi sağlık bütünlüğünün değil ruhsal ve sinirsel bütünlüğünde korunduğu ögretide ve Yargıtay kararlarında kabul edilmektedir.Öyleyse bir kişinin cismani zarara uğraması durumunda, onun (ana, baba, karı, koca gibi) çok yakınlarından birinin de aynı eylem nedeniyle ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğü ağır şekilde bozulmuşsa (örneğin eyleme uğrayan yakın kişi %100 işgöremez duruma gelmişse) onlarında manevi tazminat isteyebilecekleri kabul edilmelidir. Bu durumda olanların zararları ile haksız eylem arasında uygun illiyet bağı mevcut olduğundan yansıma yoluyla değil, doğrudan zarara uğrama sözkonusudur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.4.1995 gün ve 1995/ 11-122,1995/430 23.9.1987 gün ve E.1987/9-183 K.1987/655 sayılı kararlarıda aynı esaslara dayanmaktadır.6098 sayılı yeni Borçlar Kanunu’nun 56/2. Maddesi düzenlemesi ile de ağır bedensel zararın oluşması halinde yakınlarının manevi tazminat isteyebilecekleri de yasa hükmü olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda, olay tarihinde 32 yaşında olan davacıların eş ve babası olan kazalının geçirdiği işkazası sonucu % 100 oranında ve bakıma muhtaç şekilde sürekli işgöremezliğe uğradığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca davacı eş ve çocukların ruhsal ve sinirsel sağlık bütünlüğünün ağır bir şekilde bozulduğunu söylemek mümkündür.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular (6098 Sayılı Borçlar Kanunu 56/2. maddesi)nedeniyle davacılar yararına uygun manevi tazminatlara hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde manevi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Mahkemenin, belirtilen maddi ve hukuksal olguları dikkate almadan hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, Davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 990.00-TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine 16/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.