YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/15692
KARAR NO : 2011/90
KARAR TARİHİ : 18.01.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.8.2006-20.7.2007 tarihleri arasında … sigortalısı olduğunun ve 1.10.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava: Primleri ödenen 01.08.2006-20.07.2007 tarihleri arasında kalan sürede 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğunun, 16.09.2008 tahsis talep tarihine göre 01.10.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının dava konusu dönemde sigortalı sayılmasının mümkün bulunmadığı, primlerin tahsil edildikten sonra uzun süreli kullanımın söz konusu olmadığı, sigortalılık koşullarının oluşmadığı dönem için prim ödenmek suretiyle geriye yönelik hizmet kazanılamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacının 22.03.1985 ile 01.08.2006 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık Kurumca iptal edilen 02.08.2006- 20.07.2007 tarihleri arasındaki sürelere ilişkindir.
Davacının 14.10.1999 tarihli başvurusu üzerine Şoför Oda kaydı esas alınarak 22.03.1985 tarihinden itibaren tescil edildiği, tescile esas alınan oda kaydının devam ettiği, davacının 03.09.2008 tarihli başvurusu üzerine Kurumun davacıya ve kredi kullanacağı bankaya prim borcunun tamamının yatırılması halinde davacının yaşlılık aylığına hak kazanacağını bildirdiği, bunun üzerine davacının banka kredisi kullanarak kurumca bildirilen tüm borcunu yatırdıktan sonra 16.09.2008 tarihinde yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davacının yaşlılık aylığı istemi üzerine, davalı Kurum davacının vergi kaydının 28.04.2005 tarihinde sonra erdiği 02.08.2006 tarihinde başlayan 506 sayılı yasa kapsamındaki sigortalılığı dikkate alarak, davacının … sigortalılığını 01.08.2006 tarihi itibarıyla sona erdirerek, vergi kaydının yeniden başladığı 20.07.2007 tarihine kadar olan sürede 1479 sayılı yasa kapsamındaki sigortalılığını iptal ederek yeterli prim ödeme gün sayısı bulunmadığından bahisle davacının tahsis talebini reddetmiştir.
Davcının 506 sayılı yasa kapsamında kalan 02.08.2006-25.09.2006 tarihleri arasındaki çalışmaları kısa sürelidir. Davacının uyuşmazlık konusu dönemde vergi kaydı bulunmasa da kendi nam ve hesabına bağımsız çalıştığı oda kaydının bulunduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Nitekim davalı Kurumda vergi kaydı 28.04.2005 tarihinde sona ermesine rağmen oda kaydını yeter bularak sigortalılığın 02.08.2006 tarihine kadar sürdüğünü kabul etmiş uyuşmazlık çıkarmamıştır. Hal böyle olunca ve özellikle davacının prim borçlarının ödenmesi halinde yaşlık aylığına hak kazandığı belirtilerek kredi kullanmaya özendirildiği ve bu suretle uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar biçimde tüm primlerin tahsil edildiği göz önüne alındığında uyuşmazlık konusu 01.08.2006-20.07.2007 tarihleri arasında kalan sürede kısa süreli SSK sigortalılığı dışında 1479 sayılı yasa kapsamında sigortalı olduğunun kabulüne karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Yapılacak iş: 01.08.2006-20.07.2007 tarihleri arasında davacının 1479 sayılı yasa kapsamındaki sigortalılığının 506 sayılı yasaya tabi kısa süreli çalışma dışında geçerli olduğu kabul edilerek, davacının yaşlılık aylığı istemini değerlendirmek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.