YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1930
KARAR NO : 2013/7680
KARAR TARİHİ : 16.04.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı kurum işleminin iptaliyle, kuruma borçlu olmadığının tespitiyle, maaşının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 3201 sayılı Yasa’ya göre yurtdışı hizmetlerinin borçlanılması sonucu, 01.10.2008 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığını plaj işletmeciliği yaptığı gerekçesiyle kesen Kurum işleminin iptali ile 3.874,59 TL. borçlu olmadığının tespiti ve maaşının ödenmesinin devamına karar verilmesi istemlidir.
Mahkemece, davanın kabulü ile,davacının kurum tarafından yaşlılık aylığının kesilmesi işlemi nedeniyle ödenen aylıklarının davacı adına borç kaydedilmesi işleminin yerinde olmadığına bu durumda davacının kendisine ödenen yaşlılık aylıkları sebebi ile kuruma 3.874,59 TL borçlu olmadığının tespiti ile davacının kesilen aylığının kesilme tarihinden itibaren aynen ödenmesine devam edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının, 32 günlük sigortalı çalışmasının ve 8445 günlük … hizmetinin bulunduğu, askerlikte geçen 600 günlük süreyi borçlanarak bedelini ödediği, yurtdışında geçen 330 günlük çalışma süresini 3201 sayılı yasaya göre borçlanarak bedelini Kuruma ödediği, 16.9.2008 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, Kurumca kendisine 01.10.2008 tarihinden geçerli olarak yaşlılık aylığı bağlandığı, 27.06.2003 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydının bulunduğu, Kurum tarafından davacının vergi kaydına dayalı çalışmaları bulunduğu gerekçesi ile bağlanan yaşlılık aylığının kesilerek, 01.10.2008-05.05.2009 tarihleri arasında ödenen 3.874,59 TL yaşlılık aylığının adına borç kaydedildiği, anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık, yurtdışında geçen çalışmalarını borçlanan ve Türkiye’de sosyal güvenlik kurumlarına tabi olacak şekilde çalışması devam eden davacıya 16/06/2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 5997 sayılı Yasa ile 3201 sayılı Yasanın 6/B maddesinde yapılan değişikliğin geçmişe yönelik uygulanıp uygulanmadığı noktasında toplanmaktadır.
3201 sayılı Yasanın 5754 sayılı Yasa ile değişik 6/B maddesinde; “Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabii çalışanlar, ikamete dayalı bir Sosyal Sigorta ya da Sosyal Yardım ödeneği olanlar ile Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun Sosyal Güvenlik Destek Primi hakkındaki hükümleri, bu kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmaz.
Yurt içinde veya yurt dışında çalışması sona erenlerin veya ikamete dayalı bir ödenek alanlardan ödenekleri sona erenlerin, aylıklarının tekrar ödenmesi için yazılı talepte bulunmaları halinde, talep tarihini izleyen ay başından itibaren aylıkları tekrar ödenmeye başlanır.” şeklinde yasal düzenleme mevcut iken, 19/06/2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasa’nın 15. maddesi ile 3201 sayılı Yasa’nın 6/B maddesi değiştirilmiş ve “Yasa hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabii çalışanlar, ikamete dayalı bir Sosyal Sigorta ya da Sosyal Yardım Ödeneği alanların aylıkları, tekrar çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesilir. Türkiye’de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın Sosyal Güvenlik Destek primine tabii olarak çalışmasına ilişkin hükümler uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Görüldüğü gibi, 19/06/2010 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5997 sayılı Yasa ile, yurtdışı hizmetlerini borçlanarak yaşlılık aylığı bağlananlara Türkiye’de destek primi ile çalışabilme imkanı sağlanmıştır. Ne var ki, anılan bu yasa hükmünün geçmişe de yürütüleceğine ilişkin bir geçiş hükmü getirilmemiştir. Böyle olunca, 05/08/2008 tarihinden 19/06/2010 tarihine kadar Türkiye’de sigortalı çalışanların aylıklarının kesilmesi zorunludur. Yasada açık düzenleme bulunan hallerde yorum kurallarına gidilmesi ve geçmişe yönelik uygulanması mümkün değildir. Bunun yanında, 27.06.2003 tarihinden itibaren devam eden vergi kaydının bulunduğu ve Türkiye’de çalışmaya devam ettiği anlaşılan davacı, 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesine göre Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanarak tahsil ettiği yaşlılık aylığını geri ödemekle yükümlü olduğunu bilmesi gerektiğinden Borçlar Kanunun 63. maddesinden de yararlanamaz. Bu durum Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15/06/2012 tarih 2012/1-196 Esas 2012/396 Karar sayılı kararında da belirtilmektedir.
O halde yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, davacıya ancak Yasanın yürürlüğe girdiği 19.06.2010 tarihinden itibaren aylık ödenmesine devam edilmesi gerektiğinin ve Kurumca 01.10.2008-05.05.2009 tarihleri arasında ödenen 3.874,59 TL yaşlılık aylığının davacı adına borç kaydedilmesinin doğru olduğu gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,16/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.