Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1824 E. 2010/1931 K. 25.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1824
KARAR NO : 2010/1931
KARAR TARİHİ : 25.02.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işveren nezdinde 3.3.1997-19.8.2007 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalıya ait 100 dönümlük bahçede 3.3.1997-19.8.1997 tarihleri arasında hizmet aktine dayalı olarak çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının yaptığı işin 4857 sayılı İş Kanunun 4/b maddesi kapsamında tarım işi niteliğinde sayıldığından mahkemenin davaya bakmakla görevli olmadığından bahisle görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Dava SGK bildirilmeyen çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir. Uyuşmazlık davacının 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılıp sayılamacağı noktasındadir. Bu yönüyle uyuşmazlığın 506 sayılı Yasadan kaynaklandığı açık-seçiktir. İhtilaf tarihinde yürürlükte bulunan 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 134.maddesi gereğince bu Kanunu uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür.
Olayda sağlıklı bir sonuca ulaşılabilmesi için sigortalılık niteliğinin edinmenin koşulları üzerinde durulmalıdır. Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için aradaki iş ilişkisi kural olarak hizmet aktinin çalıştırana yüklendiği edim işverene ait işyerinde görülmeli, çalıştırılan 506 sayılı Yasa’nın 3. maddesinde belirtilen sigortalı sayılmayan kişilerden olmamalıdır.
Bilindiği gibi 506 sayılı Yasa’nın 3.maddesinde tarım işine istisna teşkil eden çalışmalar bendler halinde sayılmıştır. Buna göre 506 sayılı Yasa’nın 3/1-A maddesinin (a) bendinde yazılı olan; kamu sektörüne ait tarım ve orman işlerinde ücretle, (b) bendinde özel sektöre ait tarım ve orman işlerinden ücretli ve sürekli olarak, (c) bendinde tarım sanatlarına ait işlerde, (d) bendinde tarım işyerlerinde yapılan ve tarım işlerinden sayılmayan işlerde, (e) bendinde ise tarım işyeri sayılmayan işyerlerinin park, bahçe ve fidanlık ve benzeri işlerinde çalışanlar hariç olmak üzere tarım işinde çalışanlar 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılmazlar.
Ancak tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanık ifadelerinden davacının davalı iş verene ait bahçede bekçilik yapmadığı,davalı yanında geçen çalışmalarının tarım işi niteliği taşımakla beraber süreklilik arzetmediği bu nedenle 506 sayılı Yasanın 3-1 A bendi uyarınca sigortalı sayılamayacağından bu nedenlerle davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmesi, öte yandan dava reddedildiğine göre kendisini vekille temsil ettiren davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne varki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK 438/7.maddesi gereği hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ.Yukarıda açıklanan nedenlerle ;hüküm fıkrasının tümünün silinerek yerine
“1-Davacının çalışmaları 506 sayılı Yasa’nın 3-1-A bendi uyarınca sigorta kapsamında bulunmadığından davanın reddine ,
2-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına
3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 575.00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,” rakam ve sözcüklerini yazılmasına hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacı ile davalılardan …’e yükletilmesine,
25.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.