Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/13700 E. 2010/16596 K. 23.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13700
KARAR NO : 2010/16596
KARAR TARİHİ : 23.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVALILAR : … VE ARK.

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2006/2706-2708 sayılı 21.09.2006 günlü bozma kararında özetle: “dava ve temyize konu 468 parsel sayılı taşınmazın sınırlarında özellikle doğuda ve güneyde ve kısmen batıda eylemli biçimde devlet ormanı bulunmaktadır. Ne var ki, mahkemece orman yönünden yöntemine uygun bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve uygulama ile hüküm verilemez. Bu nedenle taşınmazın bulunduğu bölgelerde 6831 Sayılı Orman Yasası uyarınca orman sınırlandırması ve orman sınırlarında değişiklik yapılmasıyla ilgili yönetimsel işlemler yapılmış ise bölgede ilk kez yapılan çalışmalarda düzenlenen orman sınırlandırma harita ve tutanağı ile daha sonra bölgede 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. aynı yasanın 2896, 3302 ve 3373 Sayılı Yasalarla değişik 2/B maddesi hükmü uyarınca yapılan yönetimsel işlemlerin dayanağı harita ve eki belgeler kesinleşme günlerini gösterecek şekilde orman idaresinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel ve uzman bilirkişi … memuru ve uzman ormancı bilirkişi hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, uzman ormancı bilirkişilerden ve uzman … memurundan keşfi izlemeye bilirkişi sözlerini denetlemeye ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığını duraksamasız gösterecek biçimde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Bozma kararından sonra Orman Yönetimi, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Kızlal Köyü 468 nolu parselin orman bilirkişi raporunda (B) ile gösterilen 3974,80 m²’lik kısmın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline, (A) ile gösterilen kısma ilişkin davanın reddi ile davalılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Dava konusu taşınmaz dava dışı 397 parsel sayılı taşınmazın o günde yürürlükte bulunan 766 sayılı Tapulama Kanunu uyarınca 20 dönüm fazlası olarak davacı hazine adına tespit edilmiş, 10.10.1987’de 14. maddede değişiklik yapıldığından davalıların tespite itirazları 08.06.1993 günlü komisyon kararıyla kabul edilerek, taşınmaz davalılar adına tescil edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesine göre yapılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 23/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.