YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6965
KARAR NO : 2010/7886
KARAR TARİHİ : 05.07.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.1.1986 tarihinden bu yana SSK’lı olarak geçen 145 gün çalışması dışında Tarım … sigortalısı olduğunun ve 5510 ve 5763 sayılı af kanunundan yararlandırılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 01.01.1986 tarihinden itibaren zorunlu 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları dışında Tarım … sigortalısı olduğunun ve 5763 sayılı Yasa’ ile değişik 5510 sayılı yasa ‘nın 24.maddesi den yararlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.1986 tarihinden 31.5.1998 tarihine kadar 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları dışında Tarım … sigortalısı olduğunun tesbitine fazla talebin reddine karar verilmiş ise de, bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Gerçekten Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı Yasa’nın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerinden olup mahkemenin bu yöne ilişkin kararı doğrudur .Ancak, davacının prim ödemelerinde 5510 sayılı yasanın geçici 24.maddesinden yararlanması yolundaki istemin Kurum dosyasında prim yapılandırma belgelerinin bulunmadığı gerekçesi ile reddi doğru değildir.
Gerçekten davacının 25.07.2008 tarihinde yaptığı 14.470.00-TL’lik ödemenin dayanağı ile bu ödemelerin hangi süreye ait prim miktarı olduğu sorulmadığı açık olup davacı tarafından sonradan ibraz edilen belgeler ile de yapılandırma yasasın dan yararlanmış olabileceği sonucu oluşmaktadır.Bu halde de davacının bu ödemesinin yapılandırma yasası kapsamın da olup olmadığı ödenen prim miktarının neye ilişkin ve hangi süreler ait prim miktarı olduğu hususları araştırılmadan eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak istemin bu yönden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.