Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/5955 E. 2011/8140 K. 17.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5955
KARAR NO : 2011/8140
KARAR TARİHİ : 17.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Ocak 1997-17.11.2005 tarihleri arasında çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, davacının Ocak 1997-17.11.2005 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet aktine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece tanık beyanları ve işveren belgelerine göre 1997-2002 yıllarında kış aylarında kısmi bildirimler olduğu, 2003-2005 dönemlerinde sezonluk statüye geçirlerek Kuruma gerekli bildirimlerin yapıldığı, Kurum kayıtları, davacı tarafından imzalanan ücret bodroları ile puantaj kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu bu konuda tanık beyanlarına itibar edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede davacının şahsi dosyasında prim ödeme ektresinde davalı işyerine 2.1.1997 tarihinde girişi ile 1997 yılında 298 gün, 1998 yılında 336 gün, 1999 yılında 352 gün, 2000 yılında 322 gün, 2001 yılında 231 gün, 2002 yılında 163 gün bildirimde bulunduğu 30.11.2002 tarihinde çıkışının verildiği, 2003 yılında 1.3.2003 tarihinde tekrar girişi ile 161 gün, 2004 yılında 167 gün bildirim yapılıp 4.12.2004 tarihinde çıkışının verildiği, 8.4.2005 tarihinde tekrar girişi yapılarak 157 gün bildirildiği, 15.9.2005 tarihinde çıkış verildiği 14.10.2005 tarihinde yeniden girişi ile 23.11.2005 tarihinde çıkışı verilerek 32 gün bildirimde bulunulduğu davacının 1997-2005 yılları arasında yılda 12 ay çalıştığını beyan eden davacı işyeri tanıkları, …’nın tesbiti istenen dönemde bordro tanığı olup olmadıklarının dosyada belli olmadığı gibi bilirkişice davacının imzalarının bulunduğu söylenen ücret bordroları ile puantajların dosyada bulunmadığı, dönem bordrolarında 20 den fazla çalışan olduğu bu bordro tanıklarının dinlenmediği görülmüştür.
Yapılacak iş daimi çalışma olup olmadığının tesbiti bakımından davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak davacı tanıklarının çalışmayı doğrular beyanları nazara alınarak dinlenen tanıklar … sicil dosyaları getirtilerek davacı ile davalı işyerinde birlikte çalışıp çalışmadıkları denetlenerek, gerektiğinde bordrolarda işyerinde daha en az 30 kadar çalışan olduğu müfettiş raporu nazara alınarak bordro tanıkları dinlenerek puantajlar ve dosyada bulunmayan davacının imzasını taşıyan ücret bordroları getirtilerek, imzaların davacıya aidiyeti sorularak davacıya ait olduğu anlaşılır ise bodrolardaki süreler kadar ait olmadığı beyan edilirse imza aidiyeti yönünde bilirkişi incelemesi yapılarak, imzanın davacıya ait olduğu bordrolar yönünden reddine, olmayanlar yönünden çıkacak sonuca göre karar
vermekten ibarettir.HGK.nun 16.6.1999 gün 1999/21-510-527, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572 kararları da aynı yöndedir. ait olduğu bordrolar yönünden reddine, olmayanlar yönünden çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. HGK. nun 16.6.1999 gün 1999/21-510-527, 15.10.2003 gün, 2003/21-634-572 kararları da aynı yöndedir.
Yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.