YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5957
KARAR NO : 2011/8141
KARAR TARİHİ : 17.10.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde Şubat 1993 – 17.10.2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının Şubat 1993-17.10.2004 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet aktine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece tanık beyanları ve işveren dosyalarana göre 1997-2002 yıllarında kış aylarında kısmi bildirimler olduğu, 2003-2005 dönemlerinde sezonluk statüye geçirlerek Kuruma gerekli bildirimlerin yapıldığı, Kurum kayıtları, davacı tarafından imzalanan ücret bodroları ile puantaj kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu bu konuda tanık beyanlardına itibar edilmiyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede davacının davalı işyerinden 10.5.1993 tarihinde girişi ile 1993 yılında 137 gün, 1995 yılında 213 gün çalışmasının bildirildiği, 1.12.1995-31.12.1995 tarihleri arasında 30 gün başka işverene ait işyerinde çalıştığı, davalı işyerinden 1996 yılında 260 gün, 1997 yılında 357 gün, 1998 yılında 345 gün, 1999 yılında 317 gün, 2000 yılında 264 gün, 2001 yılında 209 gün,2002 yılında 201 gün, 2003 yılında 160 gün, 2004 yılında 155 gün çalışmasının 18.10.2004 tarihinde çıkışının bildirildiği 1997/2. dönemde 59958-5 sigorta nolu başka bir işyerinde 60 gün çalışmasının olduğu, davacının 1997-2005 yılları arasında yılda 12 ay çalıştığını beyan eden davacı işyeri tanıkları, …’nın tesbiti istenen dönemde bordro tanığı olup olmadıkları dosyadaki belgelerden belli olmadığı gibi bilirkişice davacının imzalarının bulunduğu söylenen ücret bordroları ile puantajların dosyada bulunmadığı, dönem bordrolarında yirmiden fazla çalışan olduğu bu bordro tanıklarının dinlenmediği görülmüştür.
Yapılacak iş daimi çalışma olup olmadığının tesbiti bakımından davanın nitelikçe kamu düzenine ilişkin olduğu gözönünde tutularak davacı tanıkların çalışmayı doğrular beyanları nazara alınarak bu dinlenen tanıklar ….’ın SSK sicil dosyaları getirtilerek uyuşmazlık konusu dönemde davalı işyerinde çalışıp çalışmadıkları denetlenerek, gerektiğinde bordrolarda işyerinde daha en az 30 kadar çalışan olduğu müfettiş raporu ile nazara alınarak bordro tanıkları dinlenerek puantajlar ve dosyada bulunmayan davacının imzasını taşıyan ücret bordroları getirtilerek, imzaların davacıya aidiyetı sorularak davacıya ait olduğu anlaşılır ise bodrolardaki süreler kadar ait olmadığı beyan edilirse imza aidiyetı yönünden bilirkişi incelemesi yapılarak, imzalı bordrolar yönünden reddine olmayanlar yönünden çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir. HGK. nun 16.6.1999 gün 1999/21-510-527, 15.10.2003 gün, 2003/21-634-572 kararları da aynı yöndedir.
Yukarıda açıklanan bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine,
17.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.