Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/7366 E. 2010/7744 K. 03.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7366
KARAR NO : 2010/7744
KARAR TARİHİ : 03.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve tazminat davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı … Yönetimi, 24.05.1963 tarihli dilekçesinde sınırlarını bildirdiği …Köyü Kargılı Yavan Mevkinde bulunan 600 dekar yüzölçümündeki yere davalı … …’ın açma yaparak el attığının 30.05.1957 günlü suç zaptı ile belgelendirildiği, … … Ak aleyhine eylemi nedeniyle … Sulh Ceza Mahkemesinin 1957/786 Esasına kayıtlı davanın açıldığı, davalının el atmalarının önlenmesini ve eylemi nedeniyle oluşan 16399,90 lira tazminatın davalılardan alınarak kendilerine verilmesini istemiştir. Mahkemece H.Y.U.Y.nın 409/6. Maddesi delaletiyle 409/5. maddesi gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya ve dosya kapsamına göre dava el atmanın önlenmesine ve tazminata ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1966 yılında seri bazında yapılan orman kadastrosu 23.11.1966 tarihinde, 1976 yılında 22 Nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayıl yasanın 2. Maddesi uygulaması yapılmış, yine 102 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan orman kadastrosunun aplikasyonu, her hangi bir şeklide orman sınırları dışına bırakılmış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B uygulaması 04.09.1995 tarihinde ilan edilmiştir.
3373 Sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/1. Maddesi gereğince askı ilan süresi içinde açılacak orman kadastrosuna itiraz davasında kadastro Mahkemesinin görevli olduğu gibi, yine hem 766 Sayılı Yasanın 50 ve 48. Maddesi ile 3402 Sayılı yasanın 5. ve 27. maddesi gereğince mahalli hukuk mahkemelerinde davalı olmaları nedeniyle malik hanesi açık kadastro tesbit tutanağı düzenlenen taşınmazlara ilişkin davalarda da Kadastro Mahkemesi görevlidir.
Mahkemece, dava dosyasının iki kez işlemden kaldırılıp, yenilendikten sonra üçüncü kez işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmişse de, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde davanın açıldığı 24.05.1963 tarihinden sonra 1966 yılında orman kadastrosu, 1976 yılında aplikasyon ve 1744 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2. madde uygulaması, 1995 yılında da orman kadastrosu ve 2/B uygulaması yapıldığı, yine yapılan genel kadastroda 306 parsel sayısı ve orman niteliğiyle malik hanesi açık olarak tesbit tutanağı düzenlendiği halde, çekişmeli taşınmazın miktarı belirtilmeden çizilen krokisine göre, orman kadastro işlemlerine konu edilip edilmediği ve arazi kadastrosunda kadastro tesbit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği, el atmanın önlenmesi davasının orman kadastrosuna itiraz yada arazi kadastro tesbitine itiraz davasına dönüşüp dönüşmediği araştırılmamıştır.
… …’ın 30.05.1957 tarihinde …köyünün … Yavan mevkinide bulunan devlet ormanın 10 hektarlık bölümündeki yaklaşık 70 adet çam ağacını keserek yabani zeytinleri imar ihya etmek suretiyle işlemiş olduğu açma suçu nedeniyle cezalandırılması
istemiyle açılan kamu davası Sulh Ceza Mahkemesinin 1957/786 esasına kayıt edilmiş, … Sulh Ceza Mahkemesinin 17.01.1963 gün ve 1957/786-19 sayılı kararı ile Türk Ceza Yasasının 102/4 Maddesi gereğince davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği, bunun üzerine Orman Yönetimi tarafından 24.05.1963 havale tarihli dilekçeyle el atmanın önlenmesi ve tazminat davası açıldığı ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/615 Esasına kayıt edildiği,
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1966 yılında yapılan orman kadastrosunda sınırları bildirilen 26025 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sınırları dışında bırakılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle, Orman Yönetimi tarafından 28.08.1967 tarihinde … … Ak aleyhine açılan dava sırasında yürürlüğe giren 3373 sayılı yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 11/1 Maddesi gereğince orman kadastrosuna itiraz davasında kadastro mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle, … Asliye Hukuk Mahkemesinin verdiği 25.05.1989 gün ve 1979/188-369 sayılı görevsizlik kararı ile dosya … Kadastro Mahkemesine, … Kadastro Mahkemesince de … ilçe kurulmakla 19.10.1994 gün ve 1989/130 sayılı yetkisizlik kararı ile dosyanın Yenihisar (Didim) Kadastro Mahkemesine gönderildiği, Yenihisar Kadastro Mahkemesinin 20.06.1994 gün ve 1994/3-2 sayılı davanın kabulüne ve …köyü 306 sayılı parsel içinde kalan dava konusu 26025 m2 bölümün ifrazıyla devlet ormanı sınırları içide alınmasına ilişkin kararının, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 25.02.1999 gün ve 1999/1500-1577 sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu 306 sayılı parselin İlk-San isimli İlkokul Öğretmenleri Sağlık ve Sosyal Yardım Sandığına satıldığı, sandığın davadan haberdar edilmeden yargılamaya devamla hüküm kurulmayacağına değinilerek kararın bozulduğu, dosyanın yeniden Didim Kadastro Mahkemesinin 2001/1 esasına kayıt edildiği, davanın kabulüne ve 26025 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sınırları içine alınmasına ilişkin Didim Kadastro Mahkemesinin 01.05.2002 gün ve 2001/1-2002/1 sayılı kararının, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18.04.2005 gün ve 2005/3726-4641 sayılı kararıyla, özcümle “mevcut orman kadastrosuna itiraz davası nedeniyle çekişmeli yer için 306 parsel sayısı ile kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği, bu nedenle 306 sayılı parselin kadastro tesbitinin yanlışlıkla kesinleştirilmesi ve tapuya kayıt edilmesinin hukuken değer taşımadığı, 306 sayılı parselin tesbitinin kesinleşmediği kabul edilerek, tutanak aslının davalıdır şerhi yazdırılarak Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmesi, tutanak aslı ile dava dosyasının birleştirilerek çekişmeli 306 sayılı parselin tamamının orman sayılan yerlerden olup olmadığının yöntemince saptanması gereğine değinilerek bozulduğu, Dosyanın Kadastro Mahkemesinin 2005/2 esasına kayıt edildiği ve yargılamaya devam edildiği, davalı … … Ak mirasçılarının bu dosyada 306 sayılı parselin tesbitinde esas alınan tapu kaydına dayandığı,
…Köyü Saplıada mevkii 266000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın zeytinlik niteliğiyle Nisan 1941 taih 19 ve Nisan 1961 tarih 19 sıra numaralı tapu kayıtları ile öncesinde 301, 305, 306 ve 307 parsellerin bir bütün olduğundan söz edilerek, 14.09.1971 tarihinde paylı olarak 29/32 payı eşit paylar ile … … , … ve … adına, 3/32 pay ise … … oğlu … … adına tesbitine, Orman Yönetimi ile … itiraz ettikleri, itirazların reddine ilişkin Tapulama Komisyon kararının ilgililerine 21.07.1975, 22.07.1975, 30.07.1975 ve 13.08.1975 tarihinde tebliğ edildikten sonra dava açılmadığı için kesinleştiğinin üzerine şerh olarak yazıldığı ve tapuya kayıt edildiği Hazine tarafından, 306 sayılı parsele uygulana tapu kaydının yoklama kaydından geldiği savıyla tesbitin iptali istemiyle açılan davanın, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydının sıhati konusunda yapılan araştırma ve yargılama sonunda Hazinenin davasının reddine ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.09.1988 gün ve 1983/853-538 sayılı kararı Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 02.05.1989 tarihinde onandıktan sonra kesinleştiği
306 sayılı parselin kadastro tesbit tutanağı aslının, Kadastro Mahkemesinin 1967/670 esasına kayıtlı iken bozmalar sonunda 2002/5 Esas numarası alan orman kadastrosuna itiraz davası olarak açılıp aynı zamanda kadastro tesbitine itiraza dönüşen dava nedeniyle davalı olduğu belirtilerek, 2005/2 esaslı dosya içine getirildiği anlaşılmaktadır.
Tüm dosyalar ve dosyalar içindeki belgeler bir araya getirildiğinde, 24.05.1963 tarihli dava dilekçesinde tarif edilen …Köyü Kargılı Yavan mevkinde bulunan 600 dekar yüzölçümündeki taşınmazın bir bölümü için 306 parsel sayısı ile kadastro tesbit tutanağı düzenlenlendiği anlaşılmakla birlikte, dava dilekçesinde söz edilen 600 dekarlık taşınmazın diğer bölümleri için tesbit tutanağı düzenlenip düzenlenmediği araştırılmamıştır.
O halde, Mahkemece öncelikle bir harita mühendisi ve bir orman yüksek mühendisi bilirkişi vasıtasıyla yapılacak keşifte Orman Yönetiminin 24.05.1963 tarihli dava dilekçesindeki sınırlar ve Orman Yönetiminin bu davayı açarken yaptırdığı idari tahkikat tutanak ve haritaları Sulh Ceza Mahkemesinin 1957/786 sayılı dosyasında yapılan keşifler ve o dosya içindeki suç zaptı ve bu dosyanın davamı olan Asliye Hukuk Mahkemesinin … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/615 sayılı dosyası ve bu dosyanın bu güne kadar geçirdiği evrelerde yapılan rapor ve bilirkişi krokileri yerine uygulanarak 24.05.1963 tarihli dava dilekçesi ile davaya konu edilen çekişmeli 600 dekarlık taşınmazın zemindeki yeri belirlenerek ölçekli ve infaza olanak veren krokisi düzenlettirilmeli, daha sonra bu kroki ile orman kadastro haritası ve tapulama paftası ölçekleri eşitlenip, yöntemince uygulanarak bu 600 dekarlık taşınmazın kapsadığı kadastro parselleri ve orman alanları ile birlikte gösteren orman sınır hattına irtibatlı krokisi düzenlettirilmeli, 600 dekar yüzölçümlü taşınmaz için 306 sayılı parsel dışında başka tespit tutanağı düzenlenen parseller varsa bunların tümünün ve yine o dosyanın konusu olup 1966 yılında yapılan orman kadastrosu, harita ve tutanaklarının dışında kalan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/615 sayılı dosyanın konusu olacağı ve 600 dekarlık alan içinde kalan arazi kadastro parsellerinin tümü ile aynı arazi parçası içinde kalan ve fakat 1966 yılında yapılan orman kadastro sınırları dışında kalan arazilerin tümü yönünden 1963 yılından beri devam eden bu davadan dolayı arazi ve orman kadastrosunun kesinleşmediği ve bu taşınmazlar yönünden mülkiyetle ilgili bu davanın aynı zamanda orman ve arazi kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğünden, 600 hektarlık arazi kapsamında kalıp arazi kadastrosu tespit tutanakları düzenlenen parseller ile orman kadastrosu haritası ve tutanakları dışında kalan taşınmazlar yönünden arazi ve orman kadastrosunun temyize konu dava nedeniyle hukuken kesinleşmemiş olacağından ve bu taşınmazların 3402 Sayılı Yasanın 30/2. Maddesi gereğince gerçek hak sahiplerinin belirlenmesi kadastro mahkemesine ait olacağından tutanak asılları davalı oldukları belirtilmek suretiyle tapu sicil müdürlüğünden istenmeli, tutanakların sehven kesinleştirilmesinin hukukça değer taşımayacağı gözetilmeli, Orman Yönetimi tarafından açılan el atmanın önlenmesi davasına konu edilen ve hakkında kadastro tesbit tutanağı düzenlenen taşınmazlar yönünden davanın 766 Sayılı Yasanın 50, 49 ve 54. maddeleri ile 3402 Sayılı Yasanın 5, 27. ve 30/2. maddeleri gereğince bu davada kadastro mahkemesinin görevli olduğu, görev konusunun kamu düzenine ilişkin olduğu ve yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği gözetilerek, tazminat davası elde tutularak kadastro mahkemesi davasının sonucunun beklenilmesi ve dava dilekçesinde sözü edilen 600 dekar yüzölçümündeki taşınmaz içinde kalan arazi kadastro tutanakları düzenlenen parseller ile orman kadastro sınırı dışında kalan araziler yönünden kadastro tespitine ve orman kadastrosuna itiraz ve elatmanın önlenmesi davası yönünden görevsizliğe karar verilmesi gerekirken, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 03.06.2010 günü oybirliği ile karar verildi.