Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/8155 E. 2013/15604 K. 10.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8155
KARAR NO : 2013/15604
KARAR TARİHİ : 10.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 11/09/1997-11/12/2001 tarihleri arasında sigortasız geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı … ile davalı işverenlerden …’ün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacılar murisinin 11.09.1997-11.12.2001 tarihleri arasında davalı işverenlere ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile hükümde yazılı şekilde karar verilmiş ise de bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile gidilmiştir.
Davalı işyerinin 11.09.1997 ve 11.12.2001 tarihleri arası işverenlik durumunun araştırılması gerekliliği ile ilgili olarak, kesinleşen alacak davası karşısında bu yönden başkaca bir araştırma yapılmasının çelişkiye yol açacağı belirtilerek, alacak davasında belirlenen hizmet ve ücrete göre hüküm kurmak gerektiği belirtilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10 ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/9. maddeleridir. Anılan yasal düzenlemelere göre bu tür hizmet tespiti davalarında Kurumla birlikte işverenin de hasım gösterilmesi zorunludur. Yargıtay’ın yerleşik uygulaması da bu doğrultudadır. Hizmet tespiti davaları sonuçta, tespiti istenilen süreye ilişkin sigorta primlerinin tahsili istemini de içerdiğine göre, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 80. maddesinin açık hükmü de dikkate alındığında, bu yolda yapılacak işlemin sonradan işverenin hak alanını da ilgilendireceği açıktır. Hal böyle olunca da bu tür davalarda gerçek işverenin de taraf bulunması doğal ve hatta zorunludur. Bu nedenle husumetin gerçek işverene yöneltilmesi gerekir. Davanın hasımda değil, hasmın temsilcisinde yanılma sonucu açılması halinde davanın husumetten red edilmeyip, gerçek temsilciye yöneltilmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Nitekim Hukuk Genel Kurulu’nun 04.10.2000 gün ve E. 2000/21-1241, K.2000/1236 sayılı kararı da aynı esasları içermektedir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 11.02.2001 tarihinde vefat eden davacılar murisinin davalı işyerinden çalışmasının olmadığı, davacılar murisinin çalışmalarının geçtiği iddia olunan … Ekmek Fırınının ruhsatının 11.11.1998 tarihli ve dava dışı … adına olduğu, dava tarihinden sonraki bir tarih olan 02.04.2002 tarihinden itibaren davalı … adına vergi kaydı olduğu, Bakırköy 1. İş Mahkemesinin 2002/2081 E, 2005/1423 K. sayılı Dosyası üzerinde görülen alacak davasında; “davacılar vekilinin 25.10.2002 tarihinde kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacakları için, … ve … aleyhine dava açtığı, davacılar murisinin 11.09.1997 – 11.12.2001 tarihleri arasında çalıştığı kabul edilerek hesaplanan miktar üzerinden hüküm kurulduğu, davalılar tarafından temyiz edilen kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 18.04.2006 gün ve 2005/30432 Esas, 2006/10540 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği görülmüştür.
Alacak davasında, tarafların bildirdiği deliller dışında delil toplanması olanaklı değildir. Kaldı ki, Kurumun bu davalarda davalı sıfatı da bulunmamaktadır. Bu nedenlerle bu davada verilen karar hizmet tespiti davasında kesin hüküm teşkil etmez; ancak güçlü delil teşkil edebilir. Bu nedenle, husumet yöneltilen işverenlerin taraf sıfatının bulunmadığının ve/veya başka kişilerinde davada işveren sıfatının olduğunun anlaşılması halinde bu kişilerin de davaya dahil edilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; davalı işyerinin dava konusu dönemde kime ait olduğunun tespit edilmediği dinlenen tanıkların yerleşik Yargıtay içtihatlarında belirtilen nitelikteki tanıklardan olmadığı, dava konusu döneme ilişkin dönem bordrolarının getirtilmediği anlaşılmıştır.
Yapılacak iş; ilgili Belediyeden ve Vergi Dairesinden ihtilaflı dönemde davalı işyerinin kime ait olduğunu tespit etmek, tespit edilen işvereni davaya dahil etmesi için davacıya süre vermek, bu kişinin gösterdiği delilleri de toplamak, ayrıca ihtilaflı döneme ilişkin tüm dönem bordrolarını getirmek ve bu bordrolarda ihtilaflı dönemin tamamında kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Kabule göre de; muris …’ın … diye bir mirasçısı olmamasına rağmen dava dilekçesinde ve karar başlığında … adında bir mirasçının adının yazılı olması, aynı şekilde; adına velayeten dava açılan … ve …’ın dava devam ederken reşit olduğu, bu kişilerin davaya katılmadıkları ve davacılar adına davayı takip eden avukata vekâletname vermedikleri, buna rağmen bu kişiler ile ilgili davaya devam edilip görülmesi de hatalı olmuştur.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden …’e iadesine, 10.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.