Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8558 E. 2010/6276 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8558
KARAR NO : 2010/6276
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, borçlu olmadığının tespitine, kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına haciz yolu ile kesilen paranın istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının İzmir 1. İcra Müdürlüğünün 2008/10691 nolu icra takibine konu miktarda borçlu olmadığının, kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren ödenmesi gerektiğinin tespiti ile maluliyet aylığından haciz yolu ile kesilen paranın istirdadı ve 18.06.2008 tarihinden itibaren ödenmesi gereken ölüm aylığının faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı …’dan malullük aylığı almaya devam ettiğinden SSK’undan talep ettiği ölüm aylığı talebinin yasal şartlar oluşmadığından kesilen ölüm aylıklarının kesildiği tarihten yeniden bağlanmasına ilişkin talebin reddine, 10.10.2006 tarihli (varideli) “tahsis talep ve taahhüt belgesinde” sakatlık maaşı ile ilgili bilgi verdiğinden Kurum görevlilerince yeterli inceleme yapılmadan ölen babasından dolayı ölüm aylığı ödenmeye devam edildiğinden bu tarihten itibaren kötü niyetli sayılamayacağından 2008/10681 nolu icra dosyasında takibe konulan alacağın 9.318.64 TL sından borçlu olmadığının, 1.213.41 TL dan sorumlu olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
Yapılan incelemede davacıya “opere larihks kanseri” teşhisi sonucu hayatını kazanamayacak derecede %80 oranında maluliyeti nedeniyle 01.11.2003 tarihinden itibaren …’dan maluliyet aylığı bağlandığı, babasından dolayı SSK.’dan aylık alan annesi Şerife’nin de 13.06.2006 tarihinde ölümü ile davacının el yazısı ile 22.06.2006 tarihli dilekçesi ile ölüm aylığı talebinde bulunduğu, 10.10.2006 tarihli Kurumun maktu evrakında (10.10.2006 varideli ) sakatlık maaşı aldığını bildirdiği ve babasından dolayı ölüm aylığı istediği ve Kurumun da davacıya 18.10.2006 tarihinde geriye doğru 15.07.2006 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlayarak 15.07.2006-18.06.2008 tarihleri arasında ölüm aylığı ödediği, 15.07.2006-18.10.2006 tarihleri arasındaki dönem yönünden 1.325.21 TL ödeme yaptığı, araştırma sonucunda ölüm aylığının yersiz ödendiği anlaşılınca kesilerek 15.07.2006-18.06.2008 tarihleri arasındaki yersiz ödeme nedeniyle 2008/10691 takip sayılı icra dosyasından ilamsız takip yoluyla 10.532.05 TL olarak geri istendiği, davacının ödeme emri tebliğine rağmen süresi içinde borca itiraz etmeyip bu davayı açtığı, bilirkişi raporunda 15.07.2006-10.10.2006 tarihleri arasındaki ödemelerin 1.213.41 TL olarak hesap edilerek mahkemece davacının dava sonucunda 1.213.41 TL borçlu olduğu 9.318.64 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasa’nın 96. Maddesidir. Anılan maddeye göre Kurumca işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu Kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
a) Kasıtlı veya kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden,
b) Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz, üç aylık sürenin olduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu süre sonundan, itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte, ilgililerin Kurumdan alacağı varsa bu alacaklarından mahsup edilir, alacakları yoksa genel hükümlere göre geri alınır.
Alacakların yersiz ödemelere mahsubu, en eski borçtan başlanarak borç aslına yapılar, kanuni faiz kalan borca uygulanır. Bu hüküm ilgili hak sahiplerinin muvafakat etmeleri kaydıyla, aynı dosyadan diğer bir hak sahibine yapılan yersiz ödemelere mahsubunda da uygulanır.
Yersiz ödemenin gelir ve aylıklardan kesilmesinde, kesintinin başlayacağı ödeme dönemi başı itibaıyla kanuni faizi ile birlikte hesaplanan borç tutarı, gelir ve aylıktan %25 oranında kesilmek suretiyle uygulanır. Yersiz ödemelerin tespiti ile geri alınmasına ve bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Kurum tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Yapılacak iş; yukarıdaki açıklamalar ve 5510 sayılı Yasa’nın 96. maddesi çerçevesinde inceleme yapılarak ilk kararı davacının temyiz etmediği de gözetilerek çıkacak sonuca göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 01.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.