Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/5378 E. 2011/11212 K. 24.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5378
KARAR NO : 2011/11212
KARAR TARİHİ : 24.11.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar,murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava davacıların yakınlarının iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulune karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacılar murisi Hüseyin Köse’nin davalı … Büyük Şehir Belediye Başkanlığı’na bağlı Mezarlıklar Müdürlüğü’ne ait…plakalı cenaze aracı ile 1.11.2009 günü gece saat 23.45 sıralarında yağışlı bir havada…Fidanlık Mevkiine geldiği sırada aracının ön kısımlarını yolun sağında bulunan bariyerlere çarpması ve çarpmanın da etkisiyle aracın sol tarafa devrilip sürüklenerek yolun sol yanında bulunan metrobüs bariyerlerine çarparak durması neticesinde öldüğü trafik kazası tespit tutanağına göre davacılar murisi Hüseyin Köse’nin 2918 S.Y’nın 52/1-b maddesinde düzenlenen “araçların hızını aracın teknik özelliğine, yol, görüş, hava ve tarafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak”suretiyle ihlal ettiğinin bildirildiği davacıların 1.9.2010 tarihli dilekçelerinde sigortalının kullandığı cenaze arabasının bir gün önce lastiğinin patladığı işyerinde tamir ve bakım ünitesi olmadığından araç lastiğinin sigortalı tarafından yapıldığının ileri sürüldüğü anlaşılmaktadır.
Kazanın işverenin işi görülürken gerçekleşmiş olması sorumluluk için yeterli olmayıp eylemle zarar arasındaki uygun nedensellik bağının mücbir sebep veya işçinin ya da 3. kişinin ağır kusuru ile kesilmemiş olması zorunludur.
Mahkemece alınan kusur raporuna göre; kazalı sürücünün (B) sınıfı ehliyetinin bulunduğu, aracın herhangi bir teknik arızasının bulunmadığı, periyodik bakımlarının düzenli yapıldığı olayda kazalının iş sağlığı ve güvenliği hususlarında eğitilip, bilgi sahibi edildiğini gösterir eğitime katılım belgesi mevcut olmadığı, kazalının eğitilmiş biri olması halinde daha dikkatli olacağı ve söz konusu kazanın meydana gelmeyeceği gerekçesiyle kazanın oluşumunda davalı işverene % 60 oranında kusur atfedildiği, kazalının ise araçla seyri sırasında trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili yasaklara uymadığı, hızını trafik, yol ve hava koşullarının gerektirdiği biçimde ayarlayamadığı, aracı çok hızlı kullandığı gerekçesiyle % 40 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş ise de alınan kusur raporunun olay ve oluşa uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda; bilirkişi, işverence tahsis edilen aracın herhangi bir teknik arızasının bulunmadığı, periyodik bakımlarının düzenli yapıldığı yolun trafiğe elverişli olduğu, kaza tesbit tutanağı ve ekindeki krokiden de anlaşılacağı üzere kazalının yağışlı havada viraja aşırı hızla girmesi neticesi yoldan çıkarak kenardaki bariyerlere çarpması sonucu kazanın meydana geldiğinin açık olmasına (B) sınıfı ehliyeti olan sigortalıya işverence ayrıca hangi konuda eğitim verilmesi gerektiği açıklanmaksızın işverene %60 oranında kusur izafe edilmesi doğru değildir.
Hal böyle olunca, kusur raporunun, İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içerdiği giderek hükme dayanak alınacak nitelikte olduğu söylenemez.
Mahkemece yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında ve trafik konusunda uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, mahkemenin hükme esas aldığı kusur raporunda sorumluluğu kabul edilen davacılar murisi …’ye ve varsa davalıya izafe edilebilecek kusur oranını yeniden belirlemek suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ve özellikle inandırıcı güç ve nitelikte olmayan 77. maddenin öngördüğü koşulları içermeyen kusur raporunu hükme dayanak almak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozma nedenine göre davalının öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,24.11.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.