Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/16076 E. 2011/15669 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16076
KARAR NO : 2011/15669
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Konukloğlu tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.12.2009 tarih 2009/ 1584-1812 sayılı bozma kararında: “H.Y.U.Y.nın 73. maddesi uyarınca ‘hakim tarafları yasal şekillere uygun olarak duruşmaya davet …, iddia ve savunma hakkını kullanma olanağı vermedikçe, hükmünü veremez’. Mahkeme hakimi tarafından dava dilekçesi ve duruşma gününün taraflara Tebligat Yasası hükümlerine göre resen tebliğ ettirilmesi ve tüm tarafların katılımlarının sağlanmak suretiyle taraf oluşturulduktan sonra yargılamanın sürdürülmesi zorunludur. Somut olayda; dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalıya dava dilekçesi ve duruşma günün yasaya uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle,davalının davadan haberdar olmadığı, davaya karşı cevap,savunma ve delillerini bildiremediği, mahkemece davalının yokluğunda yargılama yapılıp nihai karar verildiği anlaşıldığı ve bunun usul ve yasaya aykırı olduğu” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüyle 766 parselin 2/B ile hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğu şerh verilerek hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Hazine, Çanta köyü 766 parsel sayılı taşınmazın tamamının öncesinin orman olduğunu ve 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını yörede 09.09.1991 tarihinde ilan edilen ve kesinleşen 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartıldığında davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiyle dav açmıştır. Çekişmeli Çanta köyü 766 parsel sayılı taşınmaz 12810 m2 yüzölçümüyle davalı adına tapuda kayıtlıdır.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, parselin tamamının öncesinin orman olduğu, kesinleşen 2/B uygulaması sınırları içinde kaldığı iddiası ile açılan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 3302 sayılı Yasaya göre 09.09.1991 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece davanın kabulü ile 815 parselin tapu kaydının iptaline ve hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun belirtilmesine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazın tapusunun iptali ve tescili talebine ilişkindir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 2/B madde uygulaması ile hazine lehine orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu anlaşıldığından mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası ile Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 3, 4. ve 5. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile 3402 sayılı yasanın 36. maddesine eklenen (a) fıkrası gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına 26.12.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.