Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/12102 E. 2013/7653 K. 16.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12102
KARAR NO : 2013/7653
KARAR TARİHİ : 16.04.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; bozmaya uyarak ilamda yazılı nedenlerle, 277.220,14 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar vekilince duruşmasız, davalılardan … vekilince de duruşmalı olarak istenilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 16/04/2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına gelen olmadı.Duruşmaya başlanarak incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildi ve aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, 11.01.1998 tarihinde meydana gelen iş kazasında ölen işçi … eş ve çocuğunun maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç aşağıdaki nedenler ile doğru değildir.
1-Savunma hakkı Anayasa (m.36) ile güvence altına alınmış olup, HMK’un 27. maddesinde de ayrıca düzenlenmiştir. Hâkim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez (HMK mad. 27). Buna göre hâkim, Anayasa ile güvence altına alınan ve HMK’da da ayrıca düzenlenmiş bulunan iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.
Somut olayda, uyulan Bozma ilamından önce davalı … Kooperatifi vekili Av. … 21.12.2006 tarihli dilekçesi ile vekillkten çekildiğini mahkemeye bildirdiği açık olduğu halde yargıtay bozma ilamının davalı asile tebliğ edilmediği bu yönüyle usulüne uygun taraf teşkili sağlanmadan davalı kooperatifin savunma hakkını kısıtlar şekilde yargılamanın sona erdirilip hükmün tebliğ edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Davacılar murisinin davalı işyerinde kalıpçı olarak çalıştığı açık ise de aynı tarihde aynı işi yapan diğer işçinin olay tarihinde asgari ücrete göre 1.04 kat fazla ücret ile çalıştığının ekli, Keşan 1.asliye Huk.(İş)Mahkemesine ait 2006/439E-2007/339 K.sayılı ve 30.09.2009 tarihinde Dairemizce onananarak kesinleşen dava dosyasından anlaşıldığı açık iken ve de bu ücretin iş niteliğine ve işyeri kayıtlarına da uygun olduğu halde mahkemece bilinen ve kesinleşen bu ücret yerine Dairemize ait ücret yönünden maddi hataya dayalı bu dosyadaki bozma ilamına değer verilerek, asgari ücretin 5.99 katı ücret ile çalıştığını bu ücrete göre yapılan hesap bilirkişisi raporu kabul edilerek maddi tazminatların belirlemesi hatalı olmuştur.
Yapılacak iş;Davalı Kooperatif yönünden usulüne uygun taraf teşkili sağlandıktan sonra davacı yan yönünden kesinleşen ve iş niteliğine de uygun olan asgari ücretin 1.04 katı esas alınarak yapılacak hesap raporu nazara alınarak oluşacak sonuç gereğince bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacılar ile davalılardan … Yapı Kooperatife iadesine, 16/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.