Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/3332 E. 2010/8523 K. 15.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3332
KARAR NO : 2010/8523
KARAR TARİHİ : 15.07.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin, trafik iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan … Sigorta AŞ. Ve … Sigorta vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dava , trafik iş kazası sonucu ölen sigortalının eş ve çocuğu için maddi ve manevi ,anne ,baba ve kardeşler için manevi tazminata karar verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacıların miras bırakanının öldüğü iş kazasında davalı işverenin %25,,Otobüs sahibi ve sürücüsü Hüseyin Hilmi Alioğlunun %25 oranında kusurlu olduğu … plaka sayılı otobüsün davalılardan … Sigorta A.Ş. tarafından sigorta edildiği ,kazaya karışan … plaka sayılı araç sürücüsü … ’ın %50 oranında kusurlu olduğu bu aracında davalı … Oyak A.Ş tarafından sigorta edildiği ölen sigortalı …’in ise kusursuz olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Karar kazaya karışan araçların sigorta şirketleri olan … A.Ş ve … Sigorta A.Ş vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hüküm altına alınan maddi ve manevi zarardan davalılar sigorta şirketleri … Sigorta A.Ş.’ve … A.Ş’nin poliçedeki limitleri sınırları içinde kalmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 91.maddesi ile işletene ,sorumlulukların sağlanması amacıyla zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğü getirilmiş 97.madde ise zarara neden olan aracın zorunlu mali sorumluk sigortacısına karşı da zarar görenin doğrudan talep ve dava hakkı bulunduğu belirtilmiştir.Ancak,zorunlu trafik sigortacısının zarardan sorumluluğu 93.madde gereğince belirlenen teminat miktarı ile sınırlıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 98,99 ve 108 .maddeleri ile Karayolları Trafik Garanti Fonu Yönetmeliği’nin 12,13 ve 14.maddelerinde yazılı şekilde bir başvurunun varlığına karşın gerekli ödemenin yapılmaması halinde,davalı şirketin anılan düzenlemede öngörülen 8 iş günlük yasal sürenin sonunda temerrüde düşeceği öngörülmüştür.
Yine Karayolları Trafik Kanunun 92.maddesinde “zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar” düzenlenmiş maddenin f bendinde “manevi tazminat taleplerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalacağı belirtilmiştir.
Somut olayda 2918 sayılı Yasanın 92.maddesi uyarınca davalı … şirketlerinin manevi tazminatla sorumluluklarını gerektirecek şekilde hüküm kurulması doğru değildir.Öte yandan davalı … Oyak A.Ş., düzenlemiş olduğu poliçenin azami teminat limitinin 60.000.TL olduğunu şirketin yaptırdığı aktüerya neticesi ölenin eşi davacı … ‘nın kendi adına ve davacı oğlu Arda adına toplam 58.563 TL alarak bu davalı yönünden davadan feragat ettiğini belirterek ödeme ve ferağat belgesi sunmuş yapılan hesap incelemesinde de bu ödemeler bilirkişi tarafından düşülmüş olmasına rağmen kararda bu davalı yönünden de poliçedeki miktarla sınırlı olmak üzere tazminatla sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
Ayrıca maddi tazminat yönünden bu tür, tazminat davaları nitelikçe Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararların giderilmesine ilişkindir. Bu bakımından tazminat belirlenirken malüliyet oranı, kusur oranı ve kanuni nedenler indirildikten sonra en son Sosyal Sigortalar tarafından bağlanan peşin sermaye değerinin indirilmesi suretiyle tazminatın belirlenmesi gerektiği Yargıtayın yerleşmiş görüşlerindendir. Oysa tazminat hesaplanırken önce Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından bağlanan peşin sermaye değeri ve daha sonra BK.43 ve 44 maddesi uyarınca indirim yapılarak fazla miktarda tazminatın hesaplandığı ve sigorta şirketlerinin yargılama masraflarından sorumluluğunun maddi tazminat ve poliçe limitiyle sorumlu olduğu göz ardı edilerek tüm yargılama masraflarından sorumlu tutulmaları da usul ve yasaya aykırıdır.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 15.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.